Günlük

2017 Senesinde Başımdan Geçenler


Şu ana kadar yaşadığım en büyük blog tutulmasını yaşadım, Nisan ayından bugüne kadar tek bir yazı yazamadım. Halbuki geçen yılın başında gayet kararlıydım. Özellikle “Bu Hafta Ne Öğrendim” serisini yıl boyunca tam 52 defa yazacaktım. 16 hafta hiç sektirmedim, sonra bir şeyler oldu ve yine tökezledim. Başlıktaki “başımdan geçenler” ibaresinin, gece ıssız bir ormanda yürürken vahşi hayvanların saldırısına uğramışım gibi bir tınısı var gibi ama tabii öyle bir şey yok. Her zamanki gibi sıradan şeyleri size bahane diye sunmaya geldim.

Yazamadığım ilk hafta, yani Nisan ayının 3. haftası bir haber aldım. Uzun zamandır beklediğim bir sınavın Mart ayında yapılacağı duyuruldu. Zaman aralığı o kadar dardı ki sınav haberini almamla sınava gireceğim gün arasında tam bir ay bile yoktu. Aynı zamanda açıköğretim sınavlarım da tam o döneme denk geliyordu. Tabii ne oldu? “Bu hafta ne öğrendim” yalan oldu. O yalan olunca, 16 haftalık emek gözümün önünden film şeridi gibi geçti ve biriktirdiğim motivasyon da bir anda uçtu gitti. Barış Özcan’ın deyimiyle “zincir kırıldı”. Bu zincirin kırılması çok tehlikeli bir olay. Hevesin bir kere kaçınca ne yapsan olmuyor. En azından bende durum böyle. Bu arada bahsettiğim sınava girdim, gayet güzel geçti ve sınavı kazandım. Mülakat yapıldı, o da güzel geçti ama hala kesin sonuç açıklanmadı. Olur da başarılı sayılırsam birkaç yıl yurt dışında çalışacağım.

İşim sebebiyle 2014’ten beri Van’da yaşıyordum. Bu yıl İstanbul’a dönme zamanı geldi ve tabii ki eşyaları toplama, İstanbul’da yeniden bir ev tutma, nakliyat için bir kamyon bulma, taşınma ve yeniden bir düzen kurma telaşı benim gündemimi tamamen işgal etti. Bu olaylar Temmuz ayının ilk haftasına kadar devam etti. Arabamızı da yolda herhangi bir terör olayı ile karşılaşma ihtimalimize karşı kamyonun kasasına koyup gönderdik. Uzun bir yolculuk ile geze geze gelmek isterdik ama olmadı. Sağlık olsun.

İstanbul’a gelince daha dar bir evde oturmaya başladık. Bilgisayar masamı koyacak bir yerim yoktu. Annem ve iki kardeşim de bizimle aynı ilçede farklı bir evde kirada oturuyorlardı. Yıllarca kira ödemekten sıkılmıştım ve birkaç yıl içinde kredi kullanıp bir ev almayı düşünüyordum. Oturduğumuz evin yakınında bulunan bir dairenin satılık ilanını görünce, eşimin de desteği ile bu planımı biraz öne alabileceğime inanmaya başladım. Daire dubleksti ve üst katı ayrı bir daire gibiydi. (Ayrı bir mutfağı, tuvaleti-banyosu hatta ayrı bir giriş kapısı vardı) Böylece annemlerle beraber iki kira birden vereceğimize kendi evimizde oturabilecektik. Biriktirdiğimiz paraya düğünümüzde takılan altınları da bozdurup ekledik, üzerine 10 senelik de kredi çekip o evi aldık. Çok şükür, iyi ki almışız. Kredi ödemek, kira ödemekten çok daha anlamlı. Allah isteyen herkese nasip etsin.

Tabii Van’dan İstanbul’a taşınalı henüz 2-3 ay olmuşken yeni bir eve taşınmak, üstelik 2 ev birden taşımak bizi çok yordu. Eski sahibinin evden 45 gün boyunca çıkmaması, evin badana boya işleri, mutfağın komple tadilatı derken, işyerimden aldığım 20 gün iznin 20’si de toparlanmayla geçti. Halbuki son 10 gününü kendime ayırırım diye düşünmüştüm. Bu arada Anadolu Üniversitesi (Açıköğretim) Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünden mezun olarak 5. üniversite diplomamı almış oldum. Ardından yeni dönemde Web Tasarımı ve Kodlama bölümüne başladım. En başta böyle bir hedefim yoktu fakat sanırım gittiği yere kadar böyle gidecek. Ömrüm ve beynim yettiği sürece sürekli farklı bir bölüm okumayı düşünüyorum.

Uzaklarda olmam sebebiyle 2 senedir Blog Yazarları Çalıştayı’na katılamıyordum. Evren Günlüğü‘nün yazarı Evren Soyuçok’un fikir babası olduğu ve çekip çevirdiği bu organizasyona bu yıl kesinlikle katılmalıydım. 17 Kasım 2017’de Kadir Has Üniversitesi’nde toplandık. Konuşmacı olarak yer aldığım çalıştay benim için oldukça faydalı ve keyifli geçti. Bu vesileyle Evren abiye de bir teşekkür göndermiş olalım.

İşte tüm bu süreç boyunca bir türlü rutine dönemedim, ne blog yazısı yazabildim ne diğer projelerimle (blog sözlük, dakika.org, dronebilgi.com) ilgilenebildim. Hedef koymak, eğer gerçekçi hedefleriniz yoksa moral bozmaktan başka bir işe yaramıyormuş, bunu öğrendim. Artık kendim için bir hedef belirlerken ilk aklıma gelen hedefi “gerçekçi olmayan hedef” olarak tanımlıyorum. Onu biraz törpüleyip mevcut şartlara uygun hale getirince buna da “gerçekçi hedef” diyorum. Kalkıp da “her gün blog yazısı yazacağım” demek maça 1-0 yenik başlamak demek. Bununla birlikte ayda en az 2 yazı yazacağım dersek gerçekçi bir hedefe sahip olmuş oluruz. İyice kişisel gelişim kitabına döndü, bu konuyu atlayalım.

Artık kendime ait ayrı bir çalışma odam var. Paraya kıyıp IKEA’dan güzel bir masa ve güzel bir de koltuk aldım. Bu da artık yazmamak için bir bahanem kalmadığını gösteriyor. 2017’de yaşadığım ve buraya yazmayı unuttuğum şeyler elbette vardır çünkü bu yazıyı biraz aceleyle yazıyorum. (4 gündür ertelediğim için son güne kaldı) Eğer aklıma gelirse buraya eklerim. Şimdi gidiyorum ama yine gelicem. Yeni yılda çokça görüşmek dileğiyle. Mutlu yıllar!

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

1988 İstanbul doğumlu. At Antrenörlüğü (2008), Güvenlik Bilimleri (2010), İşletme (2011), Medya ve İletişim (2015) bölümlerinden mezun. Fotoğrafçılık ve Kameramanlık 2. sınıf öğrencisi. Evli ve 1,5 yaşında Emir adında bir oğlu var. 2008 yılından beri Kelimeler Benim'de yazıyor. Drone pilotu ve Çaylak PHP geliştirici. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

16 Yorum

  • merhaba abi:) sonunda beklediğim yazı geldi. ama acele ile bitmiş cidden. sanırım yazmaya ben neymişim yazısının 2017 kısmından devam edersin, bilemiyorum tabii. bir de laf salatası yazmanı dört gözle bekliyorum. haberin olsun yani :):)

    • Merhaba Abide. Açıkçası laf salatasını yazmam için gerekli malzemeleri sağda solda harcıyorum, bu yüzden laf salatası çıkmıyor. Bolca not almam gerek. Eğer yapabilirsem aylık salata gelir.

  • Sevgili Sezer, oldukça uzun bir süre sonra tekrar yazdığını görmek sevindirici. Oldukça hareketli bir yıl geçirmişsin; sınavı kazanırsan, umarım kazanırsın, tekrar bir değişiklik seni bekliyor olacak. Bu dönemde de dediğin gibi gerçekleştirilebilir yazma hedefleriyle bloğunu sahipsiz bırakmamanı temenni ederim. :)

    Bu arada, diplomalardan ayrı bir zincir çıkar gibi duruyor. ;)

    • Çok teşekkür ederim. Web Tasarım ve Kodlama bölümünün kodlama öğrenmeye pek faydası yok gibi duruyor. Kodlamayı kendi imkanlarınla öğrenip (benim yaptığım gibi) bu bölümü de yalnızca akademik bir belge sahibi olmak için kullanabilirsin. Bu arada mezun olunca DGS ile Bilgisayar Mühendisliğine geçme şansın da oluyor.

  • Önem sırası bazı hayat rutininde bazı küçük değişikliklere yol açabiliyor. Umarım 2018 yılında daha sık yazarsın ve biz de keyifle okuruz. Mutlu Yıllar!

    • 2018 yılında daha üretken olacağım gibi görünüyor. Birçok şey rutinleşti. Bu da daha fazla boş zaman demek. Tabii ekstra bir şeyler çıkmazsa.

  • Sezer oğlum. Seni okumuştum. Hatta sanırım bir yayına yorum da yapmıştım. E-mail üyeliği yaptığım için bu paylaşımın geldi herhalde :) Bayağı değişiklikler yaşamışsınız. Blog ihmal olsa da, hayatınızdaki iyiye gidiş önemli olan. Eviniz hayırlı olsun. Blog Çalıştayı’na gitmeniz çok hoş olmuş. Evren oğlumun heyecanı kayda değerdi. İnşallah blog yazarları; yaptığımız işin ciddi ve bilinçli bir çalışma olması gerektiğini sizin gibi kavrarlar. Ailenize ve size sağlık dolu verimli bir yıl dilerim.

  • Öncelikle çok sevdiğim bir arkadaşımın bir lafı var, onu hatırlatmak isterim sana. Gerçi bu arkadaşı en iyi sen tanırsın ama :) “Bahane mabad gibidir, herkeste bulunur.”

    – Yurtdışı meselesini konuşmuştuk, umarım olur. Hayırlısıyla tabi.
    – Emirko ne kadar büyümüş yahu! Fatma Nur teyzesi ile yanaklarını sıkarız umarım bir gün :)
    – Yeni eviniz hayırlı olsun. Bunun için bir mangal partisi yapmayı planlıyor musun? Bugünkü drone yayınında gördüm sizin o tarafları, böyle yeşilliğe hasretiz.
    – Allah sıhhat verirse daha okuyacağım çok alan var diyorsun. Bunu gerçekten takdir ediyorum bro.
    -Çalıştayda olup dinlemeyi çok istedim ama ne yazık ki bazı sebepler engelledi bunu. Yoksa en fanatik izleyicin ben olur, slogan bile atardım :)
    – Umarım daha sık yazarsın, aynı dilekleri kendim için de diliyorum :)

  • Kişisel bloglar arasında bu işin piri benim gözümde sizsiniz, bende bildiklerimi ve öğrendiklerimi çok fazla paylaşmak isteyen biriydim fakat eyleme bir türlü geçemiyordum fırsat yok diyerek sürekli kendime örnek oluyordum bu sene gaza geldim ve bende kişisel blog açarak bildiğim ve sevdiğim konularda yazmaya başladım. Bunu yapabilmemin en büyük yardımcısı siz oldunuz size çok teşekkür ediyorum umarım çok daha iyi yerlere gelirsiniz

  • 2018 hepimiz için uzun ve kırılmayan bir zincir yılı olsun. Hedeflerde damlaya damlaya yıl sonu göl olsun :)

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?


Önemli: Ticari (SEO) amaçlı yorum backlinkler cüzi bir ücret karşılığında onaylanmaktadır. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayın.