Eleştiri Teknoloji

Yerli Arama Motoru Hakkında Düşüncelerim


17.01.2017 Gündem Açıklaması:
Bugün birçok haber sitesinde (#1, #2, #3, #4, #5) Geliyoo isimli web sitesi 10 milyon lira harcanarak 10 yılda ortaya çıkmış yerli arama motoru olarak tanıtıldı. Hatta Vikipedi’de bu şirkete özel sayfa bile oluşturulmuş. Teknoloji ve internet konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan insanlar tarafından şişirilen bu web sitesi, arama sonuçlarını Google’dan çeken ve herhangi bir kişinin şu internet sitesinden 15$ (yaklaşık 56 türk lirası) karşılığında satın alarak 10 dakika içerisinde aynısını kurabileceği basit bir scriptten başka bir şey değil. (Buyrun demosu) İnsanları keriz yerine koyan ve cahilliği bir kazanç kapısı olarak gören bu zihniyeti lanetliyorum ve kendileri adına utanıyorum.

Son günlerin popüler konusu yerli arama motoru. Bir devlet yetkilisi yakın zamanda bir açıklama yaptı ve konuyla az da olsa ilgili olan herkes yerli arama motoru hakkında konuşmaya başladı. Soma’da bir çevreyolu açılışı yapan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, yol açılışından sonra Manisa’daki yerel bir televizyona bazı açıklamalarda bulunmuş.

Siz sadece lokal bir çalışma yaparsanız, dünya ile entegre olmazsanız istediğiniz verimi ve sonucu alamazsınız. Bizim kesinlikle bu sektörde ister web adreslerinde olsun ister internette yaptığınız işlemlerde olsun dünya ile entegrasyonda taviz vermeden, ancak hem Türkçe karakterlerin kullanılabileceği yazılımlar hem de özellikle yerli bir arama motorunu geliştirmemiz ülkemiz açısından çok önemli. Bunların çalışmalarını yapıyoruz.

Yapılan açıklama bu şekilde. Aslına bakarsanız konunun nereden buraya geldiğini bilmiyorum. Baktığım haber sitelerinde de bahsedilmemiş konuşmanın öncesinden. Öncelikle bu cümleyi analiz edelim. Sadece lokal bir çalışma yaparsak dünya ile entegre olamayacağımızı söylemiş sayın bakan. Teorik olarak doğru fakat bundan sonraki uzun cümlenin neresinden tutsam bilemiyorum. Web adreslerinde dünya ile entegrasyon nedir? Web adresinden kasıt alan adı olsa gerek. Tamam, başta com.tr olmak üzere kendi alan adı uzantılarımız var zaten. İnternette yaptığımız işlemlerin dünya ile entegre olması? İnternet aleminde zaten tüm dünya insanları olarak birer netizen değil miyiz? Entegre olmamak gibi bir imkanımız yok zaten. Aynı sosyal ağları kullanıyor, aynı e-ticaret sitelerinden alışveriş yapıyoruz.

Türkçe Karakterleri Kullanamıyor Muyuz?

Cümlenin sonunda “Türkçe karakterlerin kullanılabileceği” ibaresi gözüme çarpıyor. Ben dilini çok seven ve her zaman doğru kullanmaya gayret eden biriyim fakat burada iki konuda itirazım olacak. Birincisi, Türkçe karakterler şu anda tüm bilgisayar ve internet dünyasında rahatlıkla kullanılabiliyor ve destekleniyor. Dünyada kullanılan neredeyse tüm işletim sistemleri ve ofis programları tamamen Türkçe destekle yayınlanıyor. Bir yazılım geliştirmek istediğiniz zaman içerisinde istediğiniz gibi Türk dilini kullanabiliyorsunuz. Türkçe karakter barındıran alan adları 2006 yılından beri yani an itibariyle tam 10 yıldır tescil edilebiliyor ve nadiren de olsa tercih edilip kullanılıyor. İkinci itirazım şu yönde ki insanların artık “internet vatandaşı” olduğu bu dünyada, özellikle teknolojik gelişmeler üzerine kararlar alırken “yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı” kafasından vazgeçilerek, sayın bakanın ilk cümlesinde bahsettiği, dünya ile entegrasyon sağlanmalı. Türkçe karakterlerin kullanılabileceği (evet kullanılamadığını düşünüyorlar) yazılımlar üretme hedefinden önce, gençlerimize tüm dünyanın kullandığı programlama dillerini öğretmek gibi bir amaca yoğunlaşsak daha başarılı olmaz mıyız?

Bilgisayar Dünyasına Neden İngilizce Hakim?

Bu satırları okuyor olmanızda katkıları olan insanların kim olduğuna bir bakalım. HTML ile başlayabiliriz. Hiper Metin İşaretleme Dili olarak Türkçeye çevirebileceğimiz ve web sayfalarını oluşturmak için kullanılan temel işaretleme dili HTML’in temellerini atan kişi bir İngiliz olan Tim-Berners Lee. Ocak 2013 itibariyle (sene 2017, katlanarak çoğaldığını varsaymak yanlış olmaz) 244 milyondan fazla web sitesi tarafından kullanılan ve benim de ilgi alanım olan PHP programlama dilinin yaratıcısı Rasmus Lerdorf Danimarka kökenli bir Kanadalı. Son olarak, dünyada neredeyse tüm bilgisayar ve akıllı cihazlarda çalışan Javascript’in yaratıcısı ise Amerikalı Brendan Eich. Bunların dışında sayabileceğim en yaygın programlama dillerinin yaratıcılarının neredeyse tamamı Amerikalı. Tüm bu dilleri oluşturanların ortak paydası, anadillerinin İngilizce olması. Şu anda bir programlama dilinin geliştirilmesinine ciddi anlamda katkısı olan bir Türk vatandaşı dahi yokken (varsa da ben hiç duymadım o yüzden olmadığını varsayıyorum), sıfırdan bir programlama dili oluşturup tüm dünyaya -hem de Türkçe karakterlerle birlikte- kabul ettirebileceğimiz fikri ne kadar gerçekçi?

Yerli ve Milli Arama Motoru Ne Demek?

Öncelikle daha gerekli bir soruyla başlayalım. Google nedir? İnsanlara internetin kaynağı gibi görünmeye başlamış, milyonlarca insanın internet tarayıcısında açılış sayfası olarak atanmış, günde 5 milyardan fazla arama yapılan, saniyede 80.000 dolar kazanan ve bundan tam 19 yıl önce kurulmuş bir internet sitesi. Google’ın satın aldığı şirketler listesine bir göz atarsanız 100’den fazla şirketi bünyesine kattığını ve bu şirketleri satın alırken milyon ve milyar dolarların havada uçuştuğunu göreceksiniz. Google bir dev. Yenilmez bir dev. Bu gerçeği söyledikten sonra asıl sorumuza geçelim.

Yerli arama motoru kavramını, Türkiye devleti tarafından ya da bir Türk vatandaşı tarafından oluşturulmuş ve işletilen arama motoru şeklinde anlıyorum. Google’ın bizim ülkemizden çıkmış olmasını sanırım en çok ben isterdim ama maalesef durum farklı. Bir internet sitesinin nasıl çalıştığı ile ilgili bir fikri olmayan insanlara göre bir arama motoru oluşturmak ve çalıştırmak kolay olsa gerek fakat bu işin mutfağına kısa süre de olsa girmiş insanlar bir Google olmanın üç-beş senede halledilecek bir iş olmadığını tahmin edebilir.

Yerli Arama Motoru Başarılı Olur mu?

1997 Yılında, Google’dan önce kurulan ve günümüzde, kurulduğu ülke olan Rusya’da %50’den fazla pazar payını elinde tutan Yandex’in kendi ülkesinde yakaladığı başarının sırrı bu işe erken girmeleri ve kullanıcılara sundukları hizmeti sürekli geliştirmeleri olmuştur. Eğer Yandex son birkaç yılda kurulmuş olsaydı ve Ruslar dünyanın geri kalanı gibi Google’a alışmış olsalardı bırakın %50’yi Yandex’in Rusya’da %25’lik bir şansı bile olmayacaktı. Çünkü alışkanlıklar kolay değişmiyor. Microsoft’un 2009 yılında kullanıma sunduğu Bing ise benim öznel gözlemlerime göre ülkemizde neredeyse kimse tarafından kullanılmıyor. Tüm bu veriler ışığında rahatlıkla söyleyebilirim ki 2017 yılından sonra, karşımızda 20 senelik, milyarlarca dolarlık bir dev dururken, onunla rekabet etmemiz çok ama çok zor.

Yerli Arama Motoruna Gerçekten İhtiyaç Var mı?

Aslına bakarsanız yok. Google, %100 Türkçe desteği ve hayatımızın her alanında (Android, Gmail, Translate, Drive vb.) yer almış olmasıyla bizim için vazgeçilmez bir servis halini aldı. O halde yerli arama motoru olmasın mı? Olsun elbette fakat objektif bir gözle bakıldığında böyle bir ihtiyaç kesinlikle mevcut görünmüyor. Peki neden yapılmak isteniyor? Bana sorarsanız sebebi biraz duygusal. Bir arama motorunun saniyede 80.000 dolar kazandığı bilgisi, muhtemelen kimsenin “o işler öyle olmuyor işte” demeye cesaret edemediği yetkili kişilerin kafasında bir ampul yanmasına sebep oluyor. Hesaplar yapılıyor, ölçülüp tartılıyor ama ben söyleyeyim, o işler öyle olmuyor.

İhtiyacımız Olan Asıl Şey

Gençlerimizin ufkunun genişlemesi asıl ihtiyacımız olan şey. Madem, gittikçe kocaman bir köye dönüşen dünyada asıl gücün bilgi ve teknoloji olduğu anlaşılmaya başlandı, o halde uzun atlama yapmak yerine minik adımlarla başlamalıyız bu işe. Satranç oynamak büyük günah deyip hastalandığı anda aklın ve bilimin tüm imkanlarını kullanan cübbe giymiş insanlar yerine, Enfal Suresi 22. ayette geçen “Allah yanında, yaratıkların en kötüsü, akıllarını kullanmayan sağır ve dilsizlerdir.” ayetinde yaratıcının ne demek istediğini anlayabilen insanların önünü açmalıyız. Betondan binalar yaparak zengin olmaya çalışmak yerine, betondan daha değerli olan şeyi, düşünceyi üretmeliyiz. Avrupa’dan gelen bir Volkswagen arabadan bir araba parası vergi almak yerine, biz neden aynısını üretemiyoruz diye oturup düşünmeliyiz. Amerika’dan gelen 35 euroluk aparattan %20 gümrük vergisi almak yerine, aynı aparatı biz Amerika’ya nasıl ihraç ederiz, bunu düşünmeliyiz. Kafamızı Google’ın saniyede kazandığı paraya değil de saniyede yapabildiği sorgu sayısına takmalıyız.

Google’ın tahtını sallayacağı düşünülen ve Microsoft tarafından 2009 yılında kullanıma sunulan arama motoru Bing için, Microsoft CEO’su Steve Ballmer‘ın söylediği bir söz ile yazımı bitirmek istiyorum:

Dünyanın 2. bir arama motoruna ihtiyacı olduğunu düşünmüyoruz. Bing bir arama motorundan çok, bir karar verme motorudur.

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

1988 İstanbul doğumlu. At Antrenörlüğü (2008), Güvenlik Bilimleri (2010), İşletme (2011), Medya ve İletişim (2015) bölümlerinden mezun. Fotoğrafçılık ve Kameramanlık 2. sınıf öğrencisi. Evli ve 1,5 yaşında Emir adında bir oğlu var. 2008 yılından beri Kelimeler Benim'de yazıyor. Drone pilotu ve Çaylak PHP geliştirici. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

24 Yorum

  • Emek verilmiş güzel bir yazıydı. Söylediklerinizin neredeyse tamamında haklısınız. O işler öyle olmuyor, demeyi bilmeliyiz. Bir yerde size katılmıyorum. Türkçe alan adı kullanılıyor demişsiniz. Bir yönüyle evet. Ama sistemin nasıl çalıştığını siz de biliyorsunuz. Aslında Türkçe alan adı yok. Sadece şekil değiştirmiş alan adları var. Ön yüzde Türkçe, arka planda İngilizce. Ona da Türkçe denir mi bilmiyorum.
    Bir de küçük düzeltme yapalım. Para birimleri için TDK’ye bakarsanız euro değil avro yazdığını görürsünüz. Sizin gibi dil hassasiyeti olan biri bunu bilerek yapmamıştır sanırım. Muhabbetle…

    • Alan adlarında ascii standartı kullanılıyor, evet. Bir alan adında teknik olarak kullanılabilecek karakterler İngiliz alfabesindeki 26 harf, 10 rakam ve tire işaretlerini kapsıyor. Bunların dışında hiçbir karakter alan adlarında aslında kullanılmıyor. Örneğin türkçe.com domaini tescil edilebiliyor fakat tarayıcı tarafından xn--trke-2oa7j.com şekline çevriliyor. Peki Latin alfabesinden farklı alfabe kullanan Ruslar, Çinliler, Japonlar, Araplar, Bulgarlar, Yunanlar, Rumlar, Ermeniler ve sayamadığım onlarca millet ne yapacak? Yahut alfabesinde tıpkı bizim gibi özel karakterler bulunan Almanlar, Fransızlar, İtalyanlar bu özel karakterleri alan adlarında bizimkinden farklı şekilde kullanabiliyorlar mı? Bu işin standartı, beğensek de beğenmesek de budur. Eğer bu teknolojiyi biz Türkler geliştirmiş olsaydık her şey daha farklı olurdu, standartı biz belirlerdik ve o zaman içinde x ve w geçen alan adları böyle karışık yazılacaktı. Euro’ya Avro deme konusunda teknik olarak haklısın fakat bunu kasten yapıyorum. Avro çok kaba geliyor.

      • Avro konusunda fikrine saygı duyarım ama böyle bir yaklaşımla yani dili herkes istediği gibi kullanacak olursa ortada dil kavramı kalır mı?
        Siz böyle deyince aklıma başka bir örnek geldi. Hani şu nasıl okunacağına bir türlü karar veremediğimiz harf var ya: “k”. Mesele incelikse harf zaten “ke” şeklinde ince okunur. Ama gel gör ki ben hariç herkes kalın okuyor, “ka” diyerek. ☺

  • Merhabalar Sezer.
    İlgi çekici bir yazıydı gerçekten kelimelerine sağlık.

    Ama benim aklım nedense çok başka yerlere gitti. Kafamda deli sorular dallanıp budaklandı yazını okurken. Bugün yerli arama motoru düşüncesi, forum sayfası açmaktan farksız geliyor bana. Ayrıca senin yazı içinde değindiğin bir soru vardı.

    Neden böyle bir proje yapılmak isteniyor?
    Bizim bilip bilmediğimiz çok şey olabilir. Yoğurdun kaymağına bakıyoruz güzel diyoruz ama dibi tutmuş belki de göremiyoruz. Sürekli interneti sansürleyen bir hükümetimiz olduğu için, bu arama motoruyla bazı şeyleri ”daha fazla kontrol altında tutmak” hedefleniyor olabilir. Bu elbette benim düşüncem yanılıyor da olabilirim. Bir müddet sonra da google erişimine yasak koyarlar. Al sana yavru bir Türkçe arama motoru. Düşünebiliyor musun? Sen ulaşmak istediğine değil, onların ulaşmanı istediği şeylere ulaşabiliyor olacaksın.

    Düşüncelerim bu yöndedir. Google gibi bir dev varken, ikinci bir aramı motoru düşüncesine farklı bir neden getiremiyorum çünkü.

    • Arama sorgularını kontrol altında tutmak elbette tahmin edilebilir bir sebep ama o konulara girmek istemedim açıkçası. Eğer Google’ın engellenmesi gibi bir durum olursa Google’ın bu konuda harekete geçmeyeceğini düşünmek de saçma olur. Yazıda da söylediğim gibi, Dünya artık büyük bir köy. Hepimiz birbirimize bağlıyız.

  • Merhaba abi,
    Güzeldi gerçekten, teşekkurler.
    Sanki her şeyimiz var da bir arama moturu ile taçlandırma yapacağız. Ben bir şey demeyeceğim zaten sen izahını yeteri kadar yapmışsın.

  • Öncelikle objektif yorum yapmak için konuşmanın tamamını araman bütün yazılarının güvenirliğini kanıtlıyor abi :) dediğin gibi milli hislerle yapılmış bir açıklama gibi duruyor. En başta arama motoro devi Google’a bakalım çok uluslu bir şirket tek bir millete ait değil :) üstelik Türkçe dahil bir çok dil desteği var dolayısıyla dünyaya ‘entegre’ olmaları kolay :) kaldı ki en başta İngilizce gibi dünyada çoğunluğun konuştuğu bir dil yerine Türkçe gibi öğrenmesi zor dillerden birisiyle başlasaydı bugün dünya devi olur muydu? Dediğin gibi yerli arama motoru gibi başarılı olmayacak bir proje yerine programlama dillerini teknik lise müfredatı dışındaki okulların müfredatına da yerleştirmeliler. Ki kaldı ki teknik lisede de çok etkin bir öğrenim söz konusu da değil. Daha etkin bir öğrenimle yapmaları lazım.

  • Merhaba yazınızı ve yorumlarınızı çok beğendim. Ben sizin düşüncelerinize ben bir yazı bloğumda 3 gün önce paylaşmıştım. Yazı için teşekkürler

  • Başka bir arama motoruna ihtiyaç olmadığı söylemlerine katılmıyorum. Eğer böyle olsaydı, sosyal medya sitelerindeki çeşitliliğe de gerek kalmazdı. Belki tam bi örnek değil ama “facebook dururken neden insanlar twitter kullansın, facebook tüm ihtiyaçları karşılamıyor mu?” söylemine benziyor.

    Yerli bir arama motorunun yapılması şarttır, çünkü her geçen yıl google ile rekabet durumunu daha da imkansız hale getirmektedir. Bu yüzden bir yerden başlanmalı.

    Kendi açımdan söylemem gerekirse, webmaster düzeyindeki bilgilerimle bile, yerli bir arama motorunun korkulduğu kadar zor olmadığını farkettim. Yaptığım birkaç araştırma sonucunda türkçe dilinde yayın yapan sitelerin çok fazla olmadığını ama bunlar için bile, ciddi yazılım ve sunucu masrafları gerekitiğini öğrendim. En kestirme yoldan, tüm türkçe siteleri sıfırdan bulmak yerine hazırda bulunan alexa türkiye kategorisindeki site istesini satın alıp, taramayı düşündüm. Ama bu veri için bile 10.000$ gibi ücret istendi.

    Kısacası bu iş kişsel olarak yapılacak bi iş değil. Ama ciddi yatırılmlar ve devlet desteği ile yapılamayacak bişey de değil.

    • Verdiğiniz örnek doğru değil. Facebook ile Twitter aynı amaca hizmet etmiyor ki. Buna karşılık Google’da eksik bulduğunuz ve yerli arama motorunda bu eksikliğin giderileceğine inandığınız fonksiyon nedir? Her geçen yıl Google ile rekabet daha imkansız hale gelebilir diyorsunuz. Google ile rekabet etmek gibi bir zorunluluğumuz mu var ülke olarak? Yahut her geçen yıl Microsoft ile, Apple ile, Facebook ile, Twitter ile, Volkswagen ile, Amazon ile, Samsung ile ve daha sayabileceğim yüzlerce teknoloji devi ile rekabet daha imkansız hale gelmiyor mu? Vestel’in Çin’den getirdiği parçaların montajını yapıp yerli telefon üretiyoruz söylemini saymazsak ülke olarak nasıl bir katma değer üretiyoruz teknolojik anlamda? Arama motoru size göre belli sayıda siteyi içeren bir liste oluşturulup bu sitelerin taranması mıdır? Öyle olsaydı arama motorlarının kalbi olan link yapısının ne anlamı kalırdı? 10 bin dolar bir şahıs için bile para değil, 30 bin liraya gerçek bir arama motoru kurulabilseydi etraf arama motorundan geçilmezdi. Bakın size bir yerli arama motoru göstereyim: buluyoo.com Büyük bir hevesle “kişisel blog” yazıp arattım, sonuç: Sonuç Bulunamadı. Try different keywords. Try more general keywords. Demek ki o işler öyle olmuyormuş.

  • Merhabalar.
    Konuyla ilgili bende düşüncelerimi yazmıştım blogumda. Açık söylemek gerekirse böyle bir projenin gerçekleşeceğini bile düşünmüyorum. Son sözlerinize sonuna kadar katılıyorum. Bence böyle bir proje yapmak yerine okullara yazılım dersleri gelmeli, öğrenciler küçük yaşlardan itibaren yazılım dersleri almalı.

    Her şeyi bir kenara bırakalım, saniyede bu kadar para kazanan bir şirketle nasıl baş edebiliriz ki? Dediğiniz gibi birilerinin kafasında ampül yanmış )

  • Merhabalar,
    Atladığınız bir nokta var. Google yalnızca arama motoru değil. Google bir istihbarat aracı. Attığınız her adımı takip ediyor. Bu bir milli güvenlik meselesidir. Bunu farkediyor olmak lazım. Mobilim, uzun uzun yazmak isterdim ama yerim dar maalesef.

  • Bu konuda +10 yıllık yazılım mühendisleri, milyon dolarlık internet şirketi yöneticileri, mentörler,1998 ve öncesinde internet kullanmaya başlayan herkesin görüşü aynı “ne gerek var” ancak bu görüşte olan insanların bir kısmı da lokal de olsa yerel alternatiflerinin olması. Ruslar da bu işe başlayacaklarında (yandex) Rusya’da gündem olmuştu ancak herkes destek vermişti bugün geldiği noktaya bakarsak Amerikalılar’dan bağımsız her ne kadar yerel de olsa bir arama motorları var. Ya da Çin’de kurumsal da olsa kendilerine ait mail altyapı sistemi var. Google ben gidiyorum dese güle güle diyebilirler aynı şeyi odnoklassniki ile sosyal medyada mail.ru ile e-posta alanında yaptılar. Bugün #çin #rusya batılılar ne derse desin ister kendileri kapatsın isterse facebook, google ülkeden çıkıyorum desin umurlarında olmaz. Her ne kadar bende ihtiyacımız değil desem de gönül kendi aramızda takılsakta bizim olsun istiyor :) Yoksa altavista gibi bir devi alaşağı edip yahoo’yu silen dünyanın en iyi yazılımcılarına, mentörlerine, yatırımcılarına, en önemlisi inovatif vizyonuna sahip bir şirkete rakip olalım gibi tuhaf düşüncelere sahip değilim. Her kelime aradığımda google’ı engelleyip bana zorla yerliyi kullan demesin veya aradığım her kelimede siyasetçilerin manipüle ettiği Bunu mu demek istediniz? motoruna dönmesin. Google’ı, facebook’u, twitter’ı şu anki konumlarına getiren birazda kullanıcılarına sağladıkları iletişim özgürlükleri. Ha arka tarafta kimlere hizmet ediyorlar, parası olan Trump gibi en iyi ekibi tutup reklamlarla onları da manipüle edebiliyor gibi deli sorular bizi taa arpa-net, darpaya kadar götürür. Sezer fikirlerimizi harakete geçiren bu güzel yazı için teşekkürler. Bakış açısı olması açısından şu yazıları da okuyabilirsiniz: http://webrazzi.com/2017/01/02/donald-trumpin-baskanlik-zaferinde-dijital-ekibin-rolu/ http://www.internetarsivi.metu.edu.tr/tarihce.php

  • Geçen günlerde incelemek için bir kontrol edeyim dedim. Ancak eksikleri bir yana düzgün çalışmıyor. Ancak gerekli eksiklikler tamamlanınca faaliyete geçeceği bildiriliyor

  • yazınızın bir çoğuna katılmakla beraber gereksiz bir proje olarak görmeyi çok da makul görmüyorum. ülke güvenliği, istihbarat gibi önemli meselelerden dolayı mutlak bir surette ihtiyaç var teknolojinin millileşmesinde.

    elbette yeni bir c gibi low-lewel bir dil yapalım demiyorum(ki imkansıza yakın olduğunu biliyorum) ama imkanlar dahilinde en azından kendi yağımızda kavrulacağımız seviyede bazı projelerde yerlileşmek önemli.

    aynı şey os için de geçerli. sıfırdan o.s yapmak zaten imkansıza yakın ama en azından bir linux dağıtımını kendimizi idare edecek şekilde geliştirmek o kadar da zor değil.

    • Ülke güvenliği ile ilgili endişeyi anlıyorum fakat bu işler maalesef o kadar kolay değil demek istiyorum. Ben de isterim Türkler olarak biz de bir Google yapalım, fakat bir “Google yapmak” o kadar zor ki. Alışkanlıklardan vazgeçmek de aynı şekilde zor. OS konusunda ise Pardus var işte fakat kullanım oranı nedir? Bir şeylerin sadece yerli olması yetmiyor. Kullanışlı ve seçilebilir olması da gerekiyor.

  • Bundan 6 yıl önce yeni bir oluşum olan geliyoo projesine en çok destek olan kullanıcılarından biriydim. Hatta kendi blogumda şöyle bir yazı yazmıştım yerli arama motoru geliyoo.com için.
    http://www.ahmetcetintas.com/googlea-bir-turk-rakip-geliyoo.html

    Ancak şu anki konumu beni gerçekten üzdü. Gerçi konu hakkında bir açıklama yapıp bunun gerçek arama motorları olmadığını, destek olunması için reklam amaçlı google api kullanıldığını kabul etmişler. (Gerçi kabul etmeseler ne! Zaten apaçık ortada her şey) Ve yeterli destek alındığında kendi geliştirdikleri arama motorunu yayına alacaklarını belirtmişler.
    http://www.webtekno.com/geliyoo-dan-google-alt-yapisini-kullandi-iddialarina-yanit-geldi-h24239.html

    Geliyoo.com’u 6 yıl önce kullanmaya başladığımda gerçekten başarılı olabileceğine inanıyordum. Google api kullanmadan kendi listelediği sayfaları gösteriyordu. Hatta o zamanlar için, daha önce görmediğim arama sonuçlarını gösteren bir sayfası vardı. Hatırladığım kadarıyla siteye gitmeden ön izlemesini görebiliyor, belleğe alınan sayfasını detaylı inceleyebiliyorsunuz siteye ulaşılamıyor olsa bile. Tamam bunlar google’da da olan şeyler fakat geliyoo o zaman için özgündü, google api kullanmıyordu.

    Forum, müzik vb. gibi ek hizmetleri vardı. Reklam verme, yayınlama bile demo yayınlanmıştı hatta.. Şu an hatırlayamadığım daha birçok özellikleri demo olarak kullanıma açmıştı. Daha sonra tek tek kapattılar ve sadece arama motoru kaldı.

    Destek alabilmek için zamanın başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile mektuplaşıldı. Gönderilen mektubu ve Erdoğandan gelen cevabı da yayınlamışlardı hatta. Sonrasında ayaküstü bir görüşme oldu. Sanırım Erdoğan konuya sıcak bakıyordu.

    Sonra ana sayfayı komple kaplayan Erdoğanlı bir doodle hazırlandı. Ve uzun süre bu resim kaldı ana sayfada. Bu durum bana baya gülünç gelmişti ve ben kaydettiğim kısayolları vs. silmiştim. O andan sonra değiştirilene kadar takip etmemeye karar verdim. Uzun bir süre sadece ana sayfa değişmiş mi acaba diye kontrol etmek için ziyaret ettim.

    Uzun bir aradan sonra (Sanırım 3 yıl önce) doodle kaldırıldı ve eski halini aldı. Ancak bu defada başka değişiklikler vardı. Arama sonuçları pek de sağlıklı çalışmıyordu. Bu süreçin de ardından google api devri başladı.

    Bakan tarafından yerli arama motoru ilk duyurulduğunda açıkcası bu olabileceğini düşünmüştüm ancak pek ihtimal vermedim. Zira başarısızlık ile sonuçlanan bir projeydi.

    Sonuç olarak gerçekten desteklenirse ben hala başarılı olabileceğine inanıyorum. Bu kapasiteyi ben yıllar önce görmüştüm. Ancak işin içine siyaseti pek sokmamak, alakasız doodlelar yapmamak gerek diye düşünüyorum.

    Ayrıca, madem 100% yerli arama motoru diyoruz, yanlış hatırlamıyorsam; projenin kurucusu Buray Savaş Anıl Fransa’da yaşıyor, eğer böyle bir iş yapılacaksa Türkiye’ye taşınmalı ve başka ülkelerdeki sunucular da buraya taşınarak bir veri merkezi kurulmalı. Çalışanların da hepsi Türk olmalı..

    • Merhaba Ahmet, öncelikle yorumunun istenmeyen klasörüne düşmesi sebebiyle geç yayınlandığını belirtmek isterim. Sanırım mail adresinle ilgili bir problem var, tesadüfen gördüm. Detaylı cevabın için teşekkür ederim, bahsettiğin gibi, gerçekten çalışan bağımsız bir altyapı varsa eyvallah fakat şu anda haber sitelerine her şey tamammış gibi demeç vermeleri suçlu sayılmaları için yeterli. 15 dolarlık (kendin yazarsan ücretsiz) bir scriptin 10 milyon liralık sistem diye tanıtılması gerçekten büyük talihsizlik.

  • Öncelikle uzun zamandır yazılarına yorum yapmadığımı farkettim. Bu yazını görünce dayanamayıp yorum yapma gereği hissettim. Öncelikle söylediğin şeylere katılıyorum ama ekleme yapmak gerekiyor. Biz önce yerel işletim sistemimiz PARDUS konusunda bir yerlere gelelim. Bütün kamu kurum ve kuruluşlarında kullanalım. Güzel bir şekilde geliştirelim ondan sonra arama motoru işine bakarız. Bir Fenerbahçeli olarak yakın zamanda başlatılan ve Rusya ile olan gerilimler sonucu bitirilen Fenerbahçe – Yandex işbirliğine dikkat çekmek istiyorum. Fanatik taraftar için ulvi bir amaç olsa da çok başarılı olamadığı bir gerçek. Çünkü senin de bahsettiğin gibi Google asla sadece bir arama motoru değildir. Her zaman daha fazlası olmuştur. Zamanında Türk insanı için Nokia cep telefonu nasıl bir bağımlılıksa, Google’da öyle bir bağımlılıktır. Hatta daha mantıklı halidir. Bunun anlamı rekabet edilmesin değil tabiki ama dünyayı tanımak gerekir. Bing söylediğin gibi çok başarılı bir örnek ama Rusya’nın Yandex örneğine dikkat çektiğin için Yahoo demek istiyorum. Her zaman eski ve güçlü bir şirket olmak tercih edilebilirliğinizi etkilemiyor. Farklı ve insanların ihtiyaçlarını karşılayan servisler sunmanız gerekiyor. Geliyoo diye bir site kurdunuz eyvallah. 2 sene içerisinde kapatmamanız için özgün olmak zorundasınız.

    • Serdar o kadar güzel yorum yazmışsın ki alıp yazıya dahil edesim geldi. Verdiğin örnekler çok doğru. Sen bu ekosistemi tanıyan bir adamsın ama Google’a sıradan bir arama motoru gözüyle bakanlar için durum öyle değil maalesef.

  • Hocam bende sırf merakıma bashi geçen yerli arama motoruna baktım. Hemen bir kaç kelimeyi önce google sonrada geliyo arama motorunda aradım. Ve geliyo arama motorunun verilerini direk google’dan çektiğini anladım. Ve hemen siteyi kapattım. Keşke yapılsa. Ama böyle, millete yerli arama motoru yaptık diye 3 kağıtın da bi anlamı yok. Geçen basında da bu haber çıktı. Hürriyet, gidiyo diye 1 saat içinde, aynı arama motorunu yaptı :) Hemde bedava.

  • Google’a girip “geliyoo” yazar yerli arama motorumuza ulaşırız galiba.

    Artık ihtiyaç veya değil bu konuları tartışmak yerine madem yerli bir arama motoru kullanmak istiyoruz o zaman insanları yerli arama motorunu kullanmaya teşvik edecek birşeyler düşünmeli. İnsanlara bir arama motorundan beklenen herşeyin karşılığını vermek gerekir. Ekstraları olmalı.

    En başta kendi ülke webmasterlarına yönelik çalışmalar içerisinde olup, webmasterları desteklemeli bu proje.

    Webmasterlar, blog, forum vesaire tüm site sahipleri bu destekler karşısında “Geliyoo” için zaten bir tanıtım yarışına girerler.

    Bundan sonrası insanların alışkanlıklarına karşı sergilediği tutuma bağlı olacaktır. Alışanlıklarından çabuk vazgeçebilenler Google yerine Geliyoo sayfasını sık kullanılanlara eklemeye başlar. Vazgeçemeyenler Google ile devam eder.

    En nihayetinde bir devi indirebilmek için bedeller ödenmeli. Teşvikler yapılmalı.

    Yılda 100.000 $’a google alışkanlığımdan vazgeçebilirim mesela. :D

    • Sorun burada zaten. Ekstraları olmalı diyorsunuz. Google’dan alamadığımız neyi verebilir bize başka bir arama motoru? Yani ihtiyaç duyduğumuzda içtiğimiz gayet temiz bir bardak suyumuz varsa, ikinci bir bardaktaki su bizi neden cezbetsin?

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?