Eleştiri

Türk Telekom beni sevmiyor


Bundan yaklaşık 2 ay önceydi. Evin elektriğini, suyunu, gazını bağlattık. Sıra internete geldi. İnternet olmadan olur mu? Olmaz. O yüzden en yakın Türk Telekom ofisine gittim. Dedim ki ben evime internet -dolayısıyla telefon hattı- bağlatmak istiyorum. Bağlayalım dediler. Adres istediler verdim. Kır saçlı karizmatik abi sistemden kontrol ettikten sonra “cık, olmaz o eve internet bağlayamayız” dedi. Dedim neden? Sizin binada kutu yok dedi. Dedim takın, neyse parası verelim. O iş öyle olmuyormuş. Beylikdüzü’ne gidip Türk Telekom’un yetkili merkezinden başvuru yapmamız gerekiyormuş. Yıl olmuş iki bin onüç. Evde kutu varsa burdaki kağıda imza atınca oluyor, kutu yoksa bilmem nerdeki kağıda imza atman gerekiyor. Neyse dedim, tamam, bir ara zamanım olunca yapıcam bu işi.
İki gün sonra internette dolaşırken, bir de şansımı internetten deneyeyim, koskoca Telekom firması, basit bir başvuru için illa ki gidip uzaklardaki saçma bir forma imza atmam gerekmez herhalde dedim. Evet dostlar, yıl gerçekten 2013. Normalde bu devirden uçan araba falan bekliyorduk ama biz hala ‘arabaya tüp taktıralım da çok yakmasın’ın hesabını yapıyoruz. Uzatmayayım. Girdim Türk Telekom’un sitesine. Baktım orda “başvuru” diye bir bölüm var. Girdim, adımı, soyadımı, annemin kızlık soyadını, dedemin evlenmeden önceki kankasını falan yazdım, karşıma başka bir ekran geldi. Bu ekranda adresimi ayrıntılı olarak istedi. Yazdım. Bizim sokaktaki apartmanların isim listesini çıkardı, seç dedi, seçtim. İleri ileri yaptım ve ta taaam başvurum onaylandı! Bu da o anda aldığım ekran görüntüsü: http://prntscr.com/1nk6je
Sevindim tabi. Dedim ki demek ki Beylikdüzü’ne gitmeden de oluyormuş. Elimde kapı gibi sipariş numaram vardı hatta bizim apartmanın adı çıkmıştı orda. Türk Telekom ofisinden daha çok şey biliyor olmalıydı com.tr uzantılı siteleri. Bekledim. Ne arayan oldu ne de soran. Bir bilene danışayım dedim. 444 1 444 numaralı telefondan aradım. Bir kadın çıktı. Benim dedim, şu başvuruma bi bakıverir misiniz dedim, ne durumda? Hangi başvuru Sezer Bey dedi. Dedim böyle böyle. 2385601 nolu başvuru. Böyle bir başvuru yok dedi. Peki dedim annemin kızlık soyadı? Derken? dedi. Verdim ben size dedim, başvurdum dedim yemin ettim. Olsa burda görünürdü dedi. Haklıydı. Olsa orda görünürdü.
Telefonu kapattıktan sonra pişman oldum. Tekrar aradım. Madem dedim başvurum yok, şimdi oluşturmak istiyorum dedim. Tabii dedi, her türlü alırız dedi başvurunuzu. Nitekim aldı da. Sonra size dönecekler dedi. Dönmediler.
Sisteme karşı olmak, imzalı kağıda karşı böyle pratik çözümler aramak bana göre değildi. Beylikdüzü’ne paşa paşa gidip o formu imzalayacaktım. Gittim. Yanlış hatırlamıyorsam 04.07.2013 Perşembe günü başvurumu yaptım. Ne zaman bağlarsınız dedim arkadaşa. Değerlendiricez dedi. Dedim güzel değerlendirin. İnternet lazım. Cep telefonumun adaletsiz 4GB kotalı internetiyle nereye kadar? Ben adil kullanım kotası istiyordum, AKK’sız yaşayamazdım.
Aradan birkaç gün geçti, bir yerde bir Türk Telekom çalışanına rastladım. Kim olduğunu söylemem. Adamı işten atarsınız sonra. Dedim canım abim bize internet lazım. Gelin elektriği, suyu kesin ama interneti bağlayın. Ya da elektrik kalsın dedim, lazım olur. Ah be güzel kardeşim dedi. Sen dedi, o sevdadan vazgeç. Neden diye sordum. Uzun bir süre yeni kutu takmıyoruz evlere öyle yazı geldi, Genel Müdürlük öyle demiş dedi. Ama dedim abi 4 katlı apartman, çift daire. Sekiz kişinin dördü alsa.. demeden söze girdi: Sizin apartman bi şey mi üç yüz – beş yüz kişilik sitelere bile bağlamıyoruz şu an.
Vay amonyum nitrat.
Dünyada yeni müşteri kazanmak istemeyen başka bir firma daha var mıdır? Bir de merak ediyorum bu kadar reklam kime? Mevcut müşterilere mi? Bizim köyde böyle bir bakkal vardı. Gidip iki ekmek istiyordun, küfretmişsin gibi yüzüne bakıyordu. Paraya ihtiyacı yoktu çünkü. Bakkallığı hobi olarak yapıyordu. Demek ki Telekom da “telekomluğu” hobi olarak yapıyor. Rekabet olmayınca böyle oluyor demek ki. 
Dedim bu iş böyle olmayacak. Bir blogger olarak işe sosyal medya kanalıyla yön vermeliydim. Normalde kullanmayı pek sevmediğim Twitter’a sarıldım. @TTDestek hesabına bir selam çaktım ve yeni müşterileri sevip sevmediklerini sordum. Standart olarak iletişim bilgimi istediler. Cep telefonu numaramı özel mesajla kendilerine ilettim. Cansu Hanım diye biri beni aradı, sağolsun. Olaydan bahsettim, bir kutu takmak bu kadar mı zor dedim. O işler öyle kolay değil dedi. Beni şaşırtmıştı. Nasıl dedim. Bunun planı var projesi var zor işler dedi. Beklemem gerektiğini söyledi. Cansu Hanım bu işi çözecekti. Onun telefonunu beklemeye başlamıştım.
Cansu Hanım 11.07.2013 sabahı saat 11:15’te beni aradı. Bir şeyler yapıldığını ve projenin zaten hazır olduğunu, belediyeden gerekli izinlerin alındığını fakat kutunun takılması için Genel Müdürlükten “ödenek” gelmediğini, ne zaman geleceğinin belli olmadığını ve sabredip beklemem gerektiğini söyledi. Sokakta gördüğüm Telekomcu abi haklı çıkmıştı.
Şaşırdım. Ben eve uzay üssü ya da baz istasyonu falan kurulsun diye mi başvuru yapmıştım? Bu neyin ödeneğiydi? Kaç paraydı bu ödenek? Evin dört bir yanında, en fazla 10 metre ötedeki tüm evlerde telefon bağlantısı vardı. Türkiye’de fiziksel olarak rakibi olmayan, cirosu belki katrilyonları bulan, reklamlarında en meşhur adamları oynatan o dev şirketin bir binaya maddi değeri bir telefon faturası etmeyecek bir kutu takması bu kadar mı zordu? Beklemeye devam ettim.
Araya düğündü, balayıydı girince Telekom’u bayağı bir ihmal ettim. İçten içe özlemeye bile başlamıştım. Bu böyle 15 – 20 gün sürdü. Sonunda hasretlerine dayanamadım. 28 Temmuz’da @TTDestek hesabına şu tweeti attım: “Bir ay oldu evime hala telefon hattı bağlayamadınız. Yok mu bir umut ışığı?”. Cansu buna cevap vermedi. 12 Ağustos ve 15 Ağustos’ta attığım isyan tweetlerine de bir dönüş yapmadılar. Sanırım beni sevmiyorlardı. Bir süre daha sesimi çıkarmadım.
Artık kendimi aptal gibi hissetmeye başlamıştım. Bu tür firmalarda müşteri temsilcileri beceremedikleri işleri sürekli bir başkasına devrederler ve müşteri açısından iş bir kısır döngüye girer. Bunu biliyordum. Sürekli aynı karakterlerle konuşmaktan sıkılmıştım. Esra Hanım, Zennube Hanım, Elif Hanım, Ali Bey… Bu işin çözülmesi lazımdı. Bu saydıklarım arasından biri (hangisi olduğunu hatırlamıyorum) 1-7381240985 sayılı şikayetime istinaden bana bir sonuç iletti. (Hatırladım, Ali’ydi.) Benim bir şikayetim vardı, bunun cevabı da şuydu:
“Planlama servisi tarafından 13.03.re-108/ACL624 nolu proje hazırlanmış olup, Genel Müdürlük tarafından ödenek olmadığından projenin tatbiki durdurulmuştur. Ne zaman karşılanacağı bilinmemektedir.” Saha Ekibi.
Bu mudur dedim? Sonuç bu mu? Evet Sezer bey, budur dedi. Ben bir müşteriyim ve bir sorunum var. Talebim, ödenek sağlanamadığı için bağlanmayan telefon hattının gerekli ödeneğin sağlanarak evime bağlanması. Bana gelen cevap: Ödenek yok, bağlayamıyoruz. Lan güzel kardeşim, ben sana diyorum ki zaten sorun bu, çöz bunu işte. Kalkmış hala daha saha ekibi diyor. Kim bu saha ekibi? Türk Telekom’dan bağımsız çalışan federal ajanlar mı? Madem saha ekibine talimat veremeyecek kadar yetkisizsiniz, ne diye müşteri “temsilcisi” diye oturuyorsunuz orda? Hayır, gerçek yetkiliye ulaşmak için bavulumuzu döşeğimizi alıp Ankara’ya mı gidelim?
En sonunda gıcık müşteri moduna geçtim. Dedim bana sizden daha yetkili birini bağlayın. Bakıyım, müsait mi dedi. Bak dedim. Baktı. Müsait değil ama sizi daha sonra araması için kendisine not bırakıcam dedi. Bırak dedim. Telefonu kapattık. O ara tuvalete gittim. Geldiğimde bir cevapsız arama vardı. Baktım. Türk Telekom. Kaçırmıştım. Bir daha aramadı.
Fazla uzatmayayım, biraz sıkıştırınca Gökhan isimli “yetkili bir abi” 22.08.2013 günü saat 17:04’te beni aradı ve “Müjde Sezer Bey ödenek geldi!” dedi. Dedim bırak şimdi. Valla dedi. Dedim ben artık işi öğrendim, bana yazdıkları notu oku, not alıcam. Okumaya başladı:
“Planlama servisi tarafından 13.03.RE-108/ACL624 nolu proje hazır olunup, Genel Müdürlük tarafından işleme alınmakla birlikte en kısa sürede gerekli çözüm sağlanacaktır. Ödenek karşılanmıştır.”
Dedim ki Gökhan Bey, iyi güzel diyosun da bana bir tarih ver. Ne zaman bağlayacaksınız bizim hattı? O anda Gökhan çok üzülerek şöyle dedi: “Sezer Bey, ben de bundan bahsedecektim size, biz arkadaşlardan özellikle size vermek için bir tarih istedik ama maalesef bir tarih vermediler.” Planlama servisinin federal ajanlardan oluştuğuna bir kez daha kanaat getirmiş oldum. Adamlar başlı başına bir krallıktı. Onlar Türk Telekoma hesap vermeyen isyankar ve bir o kadar da başına buyruk şövalyelerdi. Gökhan Bey dedim, sizden bir tarih bekliyorum. Tarihi öğrenip size en yakın zamanda dönücem dedi. O günden beri Gökhan’dan haber alamıyorum. Başına bir şey gelmiş olmasın?
Not: Lütfen dava açmayın param yok.
Yazar Hakkında | Sezer İltekin

20. Yüzyılın 88'inci Temmuzu'nda İstanbul'a ayak bastı. Pazarlarda domates - biber, düğünlerde pamuk şeker sattı. Süper liseye girip İngilizce öğrendi. Bilgisayar mühendisi olmak istedi, at antrenörü oldu. Açıköğretim İşletme mezunluğu, Medya ve İletişim öğrenciliği konusunda tecrübeli. 2008'den beri buralarda blog yazıyor ve karnı sizin vergilerinizle doyuyor. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

20 Yorum

  • internet taktırmak için bu kadar uğraşacağınıza interneti olan bi ev bulup oraya taşının daha garantili olur herhalde :D

  • Sezer Bey muhteşem bir iç dökme, dertleşme yazısı olmuş :) Çok güldüm ama bir yandan da sinirlendim (Telekom’a sinir olmayan kişi var mı acaba). Dediğiniz gibi yıl olmuş bilmem kaç biz bu süper hızlı interneti sadece reklamlarda görebiliyoruz.

  • Benzer bir olayla bende karşılaştım. Uzun uzadıya anlatmama hiç gerek siz zaten yeterince iyi açıklamışsınız durumu. Elinize sağlık ama şunu söyleyeyim sizden çok daha fazla uğraşmış olmama rağmen bana hala ödenek bile çıkaramadılar. Örtülü ödenekten pay istedim sanki…

  • Ben 1aydir taktiramadim kutuyu. Kizdim hem teli hem neti iptal ettirdim. Asik ergenler gibi hergun ariyorlar simdi. Nakili yapalim 3ay bedava verelim diyorlar. Evlenmeden olmaz der gibi kutu takilmadan olmaz deyip suratlarina kapatiyorum.

  • Ayni seyleri biz de yasiyoruz. Ve umudumuz da yok acikcasi.
    Bu ulkede civisi cikmayan bir sektor kaldi mi acaba cok merak ediyorum.
    Hayir derdiniz ne kardesim, zevk mi aliyosunuz insanlar mahrum kadiginda.

  • Güle güle okudum abi, ellerine sağlık. Şuan aynı sorunla mücadele ediyorum, ilk görüşmeyi yaptım telefonda bakalım akıbeti ne olacak.

  • Vay arkadaş herkesmi aynı durumda bende bileydim yeni ev almazdım bu işler ne zormuş.4 aydır bekliyorum ama gelen giden arayan soran yok.

  • Ben 6 aydir bekliyorum.gecen turk telekoma gittim adam dediki kayda bile almadik sizin islemi.7-8 kisi daha basvurursa 1 yila belki takariz dedi .oracikda kahroldum ve hala bekliyorum.allah dusmanimin basina vermesin boyle dert.

  • Hocam , sene 2015 aylardan Ekim ve ben hala bu devirde 54 daireli binamıza telefon ve internet bağlatamadım

  • Hocam bugün başvuru yaptım 1yil içinde gelip takacaklarmis. Direk karşımda duruyor izin verin ben cekeyim kabloyu diyorum. Nafile. Anlasam kendim çekecek

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?