Eleştiri

Milattan sonra bugün


Aralık ayı, bizi yeni yıla bağlayan ay olduğundan, kendisi herkes tarafından sevilir sayılır. Elektronik bir aletin üzerinde – bu bir kol saati olabilir – ay olarak 12 sayısını görmek insana sinsi bir mutluluk verir. Ay dediğin 30 günlük insan ömrüdür nihayetinde. Bu zamanın geçmesine sevinmek hafiften enayilik gibi. Ama yine de 365 günde bir değişen o ibareyi 2010 olarak görmek beni mutlu ediyor.

2012’de kıyamet kopacak diye bir kolpa var. Maya takvimi 2012 yılında bitiyormuş da, o zaman kıyamet kopacakmış. Fesuphanallah, adamlar zaten M.Ö. 10.000 yıllarında yaşamışlar. Seni beni düşünüp 12 bin yıllık takvim yapmışlar. Daha ne istiyorsun? 13.000 yıllık takvim yapsalardı bu sefer de 3012’de kıyamet kopacak diyecektiniz. Hem biliyorum ki bu kolpalar hep film sektörünü hoplatmak için. 2012 filmi şimdiden rekorların gözüne vurmuş. Peki biz 2013 yılında da yaşıyor olursak, bunu söyleyenler çok fena göt olmayacak mı? Ha, biz göt olursak zaten ölmüş olucaz, o yüzden risk alan sizsiniz!

Ayrıca, kıyamet gibi olaylara ne kadar düşkün bir uygarlığız biz dünya olarak böyle… Abicim; sen öleceksin, insan olarak tanıdığın herkes ölecek, yaşadığın topraklar, gölgesinde dinlendiğin ağaçlar falan hep fokur fokur lâv olacak. Hala daha “biz ne güzel ölürüz var ya, mesela bu şekilde yer yarılsa da içine girsek müthiş olur” tripleri içindeyiz. Bırakın bunları, bir şeyi 40 kere söylersek olurmuş. Bence 39 olmuştur.

Son olarak da, şu milat olayını bir oluruna bağlayalım. Ulan, insanoğlu olarak yüzbinlerce yıl öncesinden haberdarız. Milyon yıllık tarihimiz var. Ama şöyle bir bakıyorum da henüz 2009 yılındayız. İsa peygambere inanan bir dine mensubuz, elhamdülillah, ama Hz.İsa doğdu diye zamanı sıfırlamak da insanın geçmişine ihanet gibi geliyor bana. Önce ve sonra diye ayırmak gerekiyorsa, bildiğimiz en eski zamanı sıfır olarak kabul edelim, o bana uyar. Sonra 5000 yıllık bir tablet bulundu diye haber çıkınca yurdum insanı “abi zaten 2009 yılındayız, tablet nasıl beş bin yıllık oluyor?” diye tepki veriyor. Bunu izah etmek de sana düşüyor, bana düşüyor. Komple zaman kaybı.

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

1988 İstanbul doğumlu. At Antrenörlüğü (2008), Güvenlik Bilimleri (2010), İşletme (2011), Medya ve İletişim (2015) bölümlerinden mezun. Fotoğrafçılık ve Kameramanlık 2. sınıf öğrencisi. Evli ve 1,5 yaşında Emir adında bir oğlu var. 2008 yılından beri Kelimeler Benim'de yazıyor. Drone pilotu ve Çaylak PHP geliştirici. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?


Önemli: Ticari (SEO) amaçlı yorum backlinkler cüzi bir ücret karşılığında onaylanmaktadır. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayın.