Laf Salatası

Lâf Salatası | Kasım 2009


  • Neden sayfayı yenilemek, bağlantıya tekrar tıklamak kadar etkili değil? Aynı şey değil mi? Bunu yaşayan en az yüz bin kişi bulabilirim.

  •  En az şu kadar kişi bulabilmek, facebook zımbırtısının Türk mantığıyla kesiştiği noktadır. Feysbukta da olsak, iddiaya girmekten kurtulamıyoruz arkadaş! Neymiş, Che Guevara‘yı seven en az 10 milyon kişi bulabilirmiş. Tamam bulursun bulmasında da, grubun adını direkt olarak iddianın konusu olarak koyman, Che Guevara‘yı pek de tınlamadığın anlamına geliyor kanımca. Bir de en az yazmış. Tövbe tövbe…

  •  Dünyada son çıkan meslek nedir diye sorsalar, Feysbukta Grupçuluk derim. Ben o dediğim adamlardan korkarım arkadaş. Adam, okulda hoca espri yapınca sınıfı terk edesi gelenler diye grup açıyor, bir haftada 100 binleri zorluyor. Ve bakıyorum da hep aynı adam kurmuş böyle grupları. Günde 10 grup kursa, Ayda 300 grup eder. Toplamda 100er bin kişi bulsa, bir ayda 3 milyon kişi. Bu hesap en kötü ihtimal tabii. Ve bu adam tek tıkla 3 milyon kişiye mesaj gönderebiliyor. Benim şirketim olsa, binlerce lira verip reklam diye kendimi kasacağıma, veririm bu hıyarın eline 5-10 kuruş, ulaşırım 3 milyona.

  • Şimdi diyeceksiniz ki, televizyona, gazeteye verilen ilana denk olur mu hiç, silerler o mesajı, bakmazlar reklama falan fıstık… Benim tezcanlı arkadaşım, sen son gazete okuduğunda kaç reklamı inceledin? Bir dediğini duyar gibiyim. Bul o gazeteyi tekrar bak, en az 40 reklam olduğuna iddiaya girebilirim!

      • Laf salatası dedik bölümü adına, şimdi şöyle bi okudum da resmen feysbuk tanıtımı gibi birşey olmuş arkadaş! Yazının başında yazacağı şey, sonunda yazdığından tamamen farklı olan en az kaç kişi bulabilirsiniz?

      • Hava muhalefeti diye bir isim tamlaması var dilimizde. Adamlar resmen kişileştirme yapmış. Mesela Allah’ın yağmuru yağıyor, işine gidemiyorsun. Neymiş efendim bu bize muhalefet. Yahu dünya gezegeni yaratıldığından beri, sürekli yağmur yağıyor olsaydı muhalefet olacak mıydı bu durum,hayır. O zaman işine geldiği gibi konuşmayacaksın. Sonra çarpılırsan ben karışmam. Hem bence sen havaya muhalefet ediyorsun. Sen yokken hava vardı.

      • Ülkemizdeki muhalefetten de Hava Muhalefeti sorumlu olsa, belki daha başarılı oluruz. Siyaseti sevmem, ama insanlar en çok sevmedikleri şeyler üzerinde konuşurlar. Bilimsel bir araştırma bunu gösteriyor. Adamın biri yetmiş – seksen yaşına gelmiş hala muhalefet yapıcam diye uğraşıyor. Ya hadi muhalefeti yaptın da başarılı oldun, ha gardaşıma benim buyur sen yönet dediler. Ne yapacaksın? Zaten heyecandan ölürsün be abi. Bence kaldıramayacağın taşın altına yatmayacaksın. Ha başarılı muhalefet insanlarını tenzih ederim, onlar demokrasiyi icra etmeye çalışıyorlar. Demokrasi de göreceli lan sanki!?

      • Şimdi adamın birine sen yönetemezsin dedim, mevcut adamlar güzel yönetiyor diyormuşum gibi oldu. Ben onları sevmiyorum. Bana kömür vermediler, herhalde ondandır(!) Ya da ne bileyim benim oyum dağdaki çobanla denk olamaz diye vermemişimdir. Şaka bir yana, mankenin biri çıkmış böyle demiş. “Benim oyum dağdaki çobanla bir olamaz.” O dağdaki çoban var ya… Anladın sen onu Aysun

      • Bilimsel araştıma geyiğine içten içe gıcık olmaya başladım. İki önceki maddede mesela; bilimsel bir araştırmaya göre böyleymiş dedim, hâlbuki ortada öyle bir araştırma yok. Ama bunu itiraf etmesem eminim inanacaktınız. Hani diyorum, bize söylenilen diğer bilimsel araştırmalar da mı yalan acaba? Olabilir arkadaş. Öyle bir soktular ki beynimize bu bilimsel araştırma geyiğini, tüm dünya bilimsel araştırma yapıyor sanıyoruz. Misal, “bilimsel bir araştırmaya göre, bitter çikolata cinsel gücü arttırıyormuş” diye bir haber gördüm. Şimdi, ben bitter çikolatanın seks üzerindeki etkisini araştıran bir grup görsem, yanlış anlarım. Demek ki gördüğümüz birçok şey aslında bilimsel bir araştırma!

      Bazı dikkâtli arkadaşlar, bu bölümü Uykusuz dergisindeki Barış Uygur’a ait Akıl Fikir Ofisi köşesine benzetebilirler. Yazıya başlarken böyle bir düşünce aklımın ucundan geçmemekle beraber kendisinden esinlendiğim tamamen doğrudur. Ben gerçek bir Uykusuz Dergi ve Barış Uygur hayranıyım.
      Yazar Hakkında | Sezer İltekin

      1988 İstanbul doğumlu. At Antrenörlüğü (2008), Güvenlik Bilimleri (2010), İşletme (2011), Medya ve İletişim (2015) bölümlerinden mezun. Fotoğrafçılık ve Kameramanlık 2. sınıf öğrencisi. Evli ve 1,5 yaşında Emir adında bir oğlu var. 2008 yılından beri Kelimeler Benim'de yazıyor. Drone pilotu ve Çaylak PHP geliştirici. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

      4 Yorum

      • hmm ımmm ‘laf salatan’ çokk lezzetli olmuş bitanem;) şu feysbuk grupları var ya (ben de bazılarına katılmama rağmen:) hiç anlamış değilim; gerçekten bunları kuranların bi kazancı var mı sonuçta?!?

      • Sinirlendiğim, hatta çok sinirlendiğim , hatta köpürdüğüm bir konuya değinmişsiniz , çokda güzel olmuş.

        Birgün bu gruplardan birini beğenip duvarlarına şöyle yazdım:

        neden başkalarını da davet etmemiz için zorluyorsunuz , bu işten bir kazancınız filan mı var ,yok yani öyleyse davet edeyim sorun değil , ben birşey kaybetmeden siz birşeyler kazanın , ama anlamıyorum bir türlü , heryerde bu tarz gruplar nedir yani , amacınız ne?
        Cevap olarak ,neredeyse grubu beğenen çoğu kişiden :
        Kes sesini gerizelalı , sen kimsin ,defol git burdan , senin ağzına s*çrm, gibisinden bir sürü yorum, cevap vermedim hiçbirine , beğenmekten vazgeçtim çıktım gittim ,hayatıma devam ettim ,şu satırı da yazdığıma göre hala devam ediyorum demektir.

      Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?