Laf Salatası

Lâf Salatası – Eylül 2011


Merhaba. Dilimizde “uzay teknolojisi” diye bir kavram var. Böyle süper teknolojik bir alet görüldüğünde zikredilir. Yakın zamanda bir belgeselde denk geldim. Halbuki düşününce uzay dediğin boşlukta ateş bile yanmıyor hacı sen neyin teknolojisinden bahsediyorsun? Övünülecek bir şey söylemek istiyorsan, hani insanlığın başarısında senin de bir payın olduğuna inanıyorsan “dünya teknolojisi” falan de. Daha mantıklı değil mi?

Hiç yemediğimiz ama adını çok duyduğumuz yemekler vardır. Mesela ben cağ kebabını çok duydum. Çağ mı cağ mı o konuda da bir ara ikilemde kaldım ama “çağ kebabı” müze ismi gibi geldi galiba doğrusu cağ. Bir de kuzu tandır var. Ne sert isim! Kuzu tandır. Sanki bir anda tabaktan kalkıp robota dönüşecekmiş gibi. Sanki Transformers’lardan biri gibi. Ben mi abartıyorum?

  
Yazı yazmadığım süre dünya turu yapılabilecek kadar uzun olduğu için bazen birazdan olacağı gibi bu süre içinde geçen otuz günlük minik zaman dilimlerinden bahsedebiliyorum. Ramazan ayı boyunca her yıl olduğu gibi binbir çeşit geyik döndü. Ama şüphesiz bunların en geyiği “tokluk hapıyla oruç tutmak caiz midir” muhabbetiydi. Müftü ya da imam değilim, Aynştayn’ın kayıp oğlu falan da değilim ama ey cehaletin kelebeği, ey mağara adamı, tokluk hapıyla oruç tuttuğunda acıkmayacağına göre, oruç da bir nevi “tok olmama durumu” olduğuna göre, sen neyin peşindesin? İnsanımız gerçekten değişik.
Sağda solda görüp üzüldüğüm fiyat etiketleri ve kampanya ilanları var. Üzerlerinde “YTL” yazıyor. O geçici bir ibareydi dayı, geldi geçti yok artık yeni ibaresi. Nolur yapmayın bunu bizim gibi güncel kesime. Takıntılı güruha yapmayın bunu. Gidicem dükkana, camı çerçeve ana avrat indiricem ama indiremiyorum çünkü iyi örnek olmaya çalışıyorum. Elin amerikalısı “hey yarım kilo kars kaşarı tartar mısın William? … borcumuz ne kadar?” dediğinde amerikalı esnaf “beş dolar dostum” diyebiliyor. Onların doları var. Bizimki ne diyor? Ne etti Hasan? “Beş milyon abi”. Ya arkadaş zorunlu eğitim sistemine Para ve Para Birimleri diye ders koysunlar ne olur. Ülkenin %90’ı hala milyonu ülkemizin para birimi sanıyor. “Bu kaç milyon?” ya da “üç kilo bi milyon” gibi. Ha bi de milyar var ki, o apayrı bir yazı konusu.
Kurtlar Vadisi, izlemediğim ama hakkında az çok bilgi sahibi olduğum bir televizyon dizisi. TRT spikeri gibiyim şerefsizim. Her neyse, şimdi bu Kurtlar Vadisi’nde Memati var, Polat’ın yaveri midir yancısı mıdır tam anlamış değilim. Adamı şeytan görse korkup iman eder öyle bir sıfatı var. Gel gör ki ismi komik bana göre. Pepelek bir Necatiye takılmış lakap gibi. Diğeri de Abdüleyh’miş. Vay arkadaş, isimlere bak. Mesela güzel yurdumda her iki kişiden birinin adı Mehmet ama dizilerde bi tane Mehmet yok.
Kaşlarını siyaha boyatan orta yaşlıları bilir misiniz? Saçlarının beyazlamasından utanmayan (ki zaten utanılacak bir şey değildir) fakat kaşlarının ve bıyıklarının beyazlamasından utanan ve onları düzenli olarak siyaha boyatan ihtiyar adaylarıdır onlar. Simsiyah bıyıkları ve kaşlarının yanında ak düşmüş gırcıllı saçlarıyla beşiktaş forması gibidirler. Bunların bir de sadece kafasının yan tarafında çıkan saç tellerini 10 – 15 santim uzatıp kafasının diğer yanına tarayıp yapıştırarak ortadaki devasa boşluğu dolduran ve kel olmadığına inanan modelleri var ki yazsam ayrı bir yazı olur.
Markalardan gidelim. Şimdi çeşitli boya markaları var. İşte en meşhuru Marshall, ondan sonra Dyo, Polisan, Silkcoat gibi. Bunların içinde bir de Caparol var. Kaparol şeklinde okunuyor. Bilmiyor olabilirsiniz çünkü biz bu boyayı Filli Boya olarak biliyoruz. Adamlar dünya çapında boya firması. Kulağa hoş gelmeyince ismini Cüneyt Arkın olarak değiştiren Fahrettin Cüreklibatır taktiği izlemişler. Vermişler reklamlarda filli boyayı kulağa kulağa. Tam anlatamamış olabilirim ama var böyle bi şey. İsim kulağa hoş gelmeli abi.

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

1988 İstanbul doğumlu. At Antrenörlüğü (2008), Güvenlik Bilimleri (2010), İşletme (2011), Medya ve İletişim (2015) bölümlerinden mezun. Fotoğrafçılık ve Kameramanlık 2. sınıf öğrencisi. Evli ve 1,5 yaşında Emir adında bir oğlu var. 2008 yılından beri Kelimeler Benim'de yazıyor. Drone pilotu ve Çaylak PHP geliştirici. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

5 Yorum

  • Öncelikle Uzun Süredir Yazmıyordunuz?Şimdi;Çağ Kebabı Değil Cağ Kebabı.Kebap Konusunda Bir Urfalık Olarak Tecrübemd Dayanar Söylüyorum :)Kurtlar Vadisini Oldum Olası Sevemedim Gitti.Adamlar Onca Çatışmaya Gir ,Dünyayı Kurtar:)Yaralanma :)

  • Fahrettin Cüreklibatır haklıymış adını değiştirmekte, iyi olmuş :D Uzay Teknolojisi-Cağ Kebabı-Robotumsu Koyun Kafası derken koptum resmen ama ben en çok şu arkadan öne uzatılan saçlara gülüyorum, sakın öyle biriyle karşılaşmayayım yüzüne gülerim adamın! :’D

  • Sezer’im yüreği güzelim, kardeşim :)

    Öncelikle uzun zaman sonra yazdığın için sağol, sonralıkla ise değinmek istediğim bir nokta var: Şu siyah-beyaz amcalardan burada bol miktarda var. Adamın saçlar bembeyaz ama bıyıklar simsiyah. Hayır neyin davasını güdüyorsun onu anlamıyorum ya… Ben olsam boyatmam beyaz kalsın, karizma katıyor ama illa da boyatacaksan komple boyat!

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?