Laf Salatası

Lâf Salatası – Ekim 2011


Kasım’a bir saat kala Ekim’in Lâf Salatasını yazmak gibi enteresan davranışlar sergiliyorum bu aralar. Deli gibi keman çalmak istiyorum mesela, keman videoları izliyorum. Kendi kemanımı elime alınca ya izlediğim şeyin ya da elimdekinin keman olmadığını düşünüyorum. Kahvaltıyı geç yaptığım için öğle arasında acıkmış olmadığımdan dolayı öğle yemeğiyle akşam yemeğini birleştirip daha az yakıtla daha çok gidiyorum. Çay içmeyi sevmeye başladım tıpkı babam gibi ve her geçen gün yıllardır açık içtiğim çayıma bir damla fazla dem koymaya başladım. Üç seneyi aşkın bir zaman içinde hiç sektirmeden her hafta alıp okuduğum Uykusuz dergisini takip etmeyi neredeyse bıraktım. Ve hatta öyle bir insan oldum ki ben, otuz çeken ayları sever oldum; ayın onbeşini bir gün erken getirecek diye.
Evde kullandığımız elektrikli süpürgeleri bilirsiniz. Eskiden bunların torbalısı yoktu. Tozu pisliği içindeki kovaya toplar, kova dolunca boşaltılır ve tekrar kullanılırdı. Sonra bir gün biri torba olayını buldu. Yani kovayla falan uğraşmayın, torbayı çıkarın, atın ve yenisini takın hesabı. Buraya kadar herşey olması gerektiği gibi. Teknoloji gelişiyor, insanlara hayatlarını kolaylaştıracak seçenekler sunuyor ve bu seçenekler benimsenip satın alınıyor. Hacı adamlar o kadar çirkef ki bir süre sonra da “sürekli torba satın almakla uğraşmayın, yeni bir süpürge yaptık, bunun kovası var, boşaltıp yeniden kullanıyorsun” şeklinde çıktı karşımıza. Reklamda gördüm: Torbasız teknoloji diyorlar adına! Arkadaş, güncel teknolojiyi kötüleyip bir önceki teknolojiyi övmek de ne oluyor?

 

Az önce notlarıma bakarken farkettim ki reklâmlara fazla yükleniyorum. Ama haksız da sayılmam, şu Renault Megane reklâmını hatırlayın. Arabayı satan eleman bu arabayı neden istiyorsunuz diyor adama. Sana ne anten? Neyse adam bunu pek iplemeyince, “anladım siz bir dalgıçsınız ve oksijen tüpleri için büyük bir bagaja ihtiyacınız var” diyor. Kafaya bak. Adamın surat ifadesinden dalgıç olduğunu anlayabilen adamlı reklâm bu. Bu arada aynı reklamın ecnebi versiyonunda “so you met a woman on the internet and she has two kids?” şeklinde geçen bölümünü bizimkiler “iki küçük yeğeniniz var ve haftasonları size geliyorlar” olarak çevirip “woman”ın namusunu kurtarmışlar.

Bazı insanlar vardır, bilirsiniz, konu sağlık olunca bildiklerini ortaya dökmeden önce “sallamadığım burdan belli bakın” anlamında “doktorum” kelimesini cümle içinde kullanırlar. Örnek: “Lütfen Berksan, doktorum iyotlu tuzun tiroit bezlerime hiç de iyi gelmediğini söyledi.” gibi … Biz sıradan insanlar hastalanınca hastaneye gideriz, devlet hastanesiyse ki yüksek ihtimal, üç – beş saat sıra bekleriz, sonra kim olduğunu bilmediğimiz birkaç kişiden fırça yeriz, en sonunda da şuram ağrıyor dediğimizde yüzümüze bile bakmadan bu tahlilleri yaptır, idrar ver, küçük bir kaba sıç öğleden sonra gel diyen bir doktorla karşılaşıp maceramızın sonuna geliriz. Ama onlar öyle değildir. Onların sadece kendileri için çalışan bir doktorları vardır. Öyle sanıyorum ki bunların doktoru olan adam evinde oturuyor, telefonu açık tek hastası olan kişinin aramasını bekliyor. Sürekli onun üzerinde çalışıyor falan. Tam anlatamamış olabilirim ama bence siz anladınız.

Doktorum muhabbetine girince aklıma benzer bir durum geldi. Durumun adı x telefon kullanıcısı olmak. Ekşi sözlükte falan telefonlar hakkında yazılanları okurken gözüme takılıyor, kıl oluyorum. Misal, iPhone 4 konusunu okuyorum, eleman yazmış: “Ben Galaxy S kullanıcısı olarak bıdı bıdı bıdı …” Gören duyan da, Galaxy S üzerine ihtisas yapıyor sanacak. Sanki cep telefonuyla ülke yönetiyor anten! Ama abi adamlar da bir bakıma haklı, gidip bir araba parası verip telefon alıyorlar, tabii ki alete uzay gemisi muamelesi yapacaklar diyor ve bir kasım olmadan yazımı yayınlama çalışmalarına başlıyorum.

Bu arada e72 kullanıcısıyım hacı.
Yazar Hakkında | Sezer İltekin

1988 İstanbul doğumlu. At Antrenörlüğü (2008), Güvenlik Bilimleri (2010), İşletme (2011), Medya ve İletişim (2015) bölümlerinden mezun. Fotoğrafçılık ve Kameramanlık 2. sınıf öğrencisi. Evli ve 1,5 yaşında Emir adında bir oğlu var. 2008 yılından beri Kelimeler Benim'de yazıyor. Drone pilotu ve Çaylak PHP geliştirici. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

7 Yorum

  • Bircandan hemen sonra yorum yapmak istemezdim bi süre tek yorumcu bircan olarak kalsın isterdim en azından sabaha kadar ama bende yazılanları okudum. Daha iyi olabilirdi olurda inanıyorum şevkini kırmayım şaban doğan

  • Bi kere de yaptığımız bişeyi beğenin be kardeşim!! :D

    Renault Fluence’nin reklamı nasıldı ama? Burdan bir itirafda bulunmak istiyorum.
    Aslında ben onu şöyle yazmıştım:

    + babaahh.. kapıyı açamıyoğğrımm
    – bi haltı da becer itoğlu it.

    Ama işte yetkili merciiler olmaz dedi.:(
    Ayrıca sana dava açacağım!
    Kendine iyi bi avukat arasan iyi olur :D

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?


Önemli: Ticari (SEO) amaçlı yorum backlinkler cüzi bir ücret karşılığında onaylanmaktadır. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayın.