Laf Salatası

Lâf Salatası | Aralık 2009


İlkokulda trafik derslerinde en az bir kere duymuşsunuzdur o kelimeyi: Lastik tekerlekli traktör! Bu dünyanın en gereksiz isim tamlamasıdır. Zira ben tekerlekleri lastik olmayan traktör hiç görmedim. Hayır, lastik olmasa ne olur onu da anlamadım. Demir mi olacaktı? Bir bilen varsa haber etsin.

Ülkemizde en meşhur içki hangisidir diye sorsanız, rakı derler. Köpek öldüren şarabının fahri birinciliği ve Efes biranın gönüllerdeki yeri tartışılamaz ama rakının da bir ağırlığı vardır hani. Hiç içki içmeyen biri olarak rakının beni ilgilendiren tek yanı olsa olsa adıdır. Yeni Rakı diye birşey var mesela. Ülkemizde eskimeyen tek obje yeni rakı olsa gerek. Bu marka belirlenirken, belirleyici arkadaş, rakıya, daha sonra başka bir isim vermek üzere demo sürüm misali yeni rakı demiş. Ve sanırım arkadaş kısa süre sonra ölmüş ve rakının adı da yeni rakı kalmış. Bu senaryo olabileceklerin en iyisi.

Günlük hayatta kullandığımız çok iddialı cümleler vardır. Bunlar, hayatın her noktasında karşımıza çıkabilir. “Tersim çok boktur” cümlesi buna en iyi örnek. Mesajı veren kişi, bir cümleyle tüm olumsuz yönlerini anlatma derdindedir ve bu cümleye cevap verme olasılığınız sıfırdır. Çünkü ortada büyük bir iddia var. Kişi, ileri sürdüğü, tersinin bok olması tezini çürütecek herhangi birine karşı acımasız davranabilir. Bir de, “ben Osman abine benzemem” şeklinde hayat bulmuşu var, ona hiç girmiyorum bile…


Tripod denilen bir alete sahibim. Türkçesi 3 ayaklı hoparlör. Bendeki Hama marka. MP3 çalarıma kulaklık yerine o aleti bağladığımda, hem ben hem de çevremdekiler müzik dinleyebiliyor, çok güzel. Yalnız işin alengirli kısmını bilmiyorsunuz. Herşey bir arkadaşımda gördüğüm tripodu, bana satmasını istememle başladı. Arkadaşım satamayacağını, hediye olduğunu söyledi. Bir hafta sonra da bana hediye etmek istedi. Sebebi de düşündürücüydü hani: Hoparlörlerin 3ünden biri bozulmuştu (gözü kalmak). Bir süre sonra, bozulan tekini tamir etmek için aletin içini açtığımda, o bölümde hoparlör olmadığını gördüm. Dışarıdan bakan biri orada hoparlör olduğuna yemin edebilir. İşte bu tüm dünya halklarına ihanettir ey Hama! Bunu bize yapmamalıydın. O ayakların üçünden de ses geldiğini zanneden cefakar dünya insanlarına küfür ettin. Fabrikanı sel basa.

PTT Şubesinden posta çeki hesabı açtırmak istiyorsanız yanınızda nüfus cüzdanınız olsun derim ben. Çünkü PTT henüz nüfus cüzdanı dışında herhangi bir kimlik belgesiyle işlem yapacak teknolojiye ulaşamamış. Doldurduğum formda kimlik türü yazıyordu, Ehliyeti seçtim. Birebir işlem yaparken ehliyet olmaz dedi. İyi de, ozaman forma neden yazdınız? Her neyse, herşeyi hallettik, ne zaman gelir kartım dedim, 4-5 gün içinde dedi. En az 1 ay bekledim. Özelleştirmeye ısınmaya başladım gibi..!

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

1988 İstanbul doğumlu. At Antrenörlüğü (2008), Güvenlik Bilimleri (2010), İşletme (2011), Medya ve İletişim (2015) bölümlerinden mezun. Fotoğrafçılık ve Kameramanlık 2. sınıf öğrencisi. Evli ve 1,5 yaşında Emir adında bir oğlu var. 2008 yılından beri Kelimeler Benim'de yazıyor. Drone pilotu ve Çaylak PHP geliştirici. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

7 Yorum

  • Hiç içki içmeyen biri olarak rakının beni ilgilendiren tek yanı olsa olsa adıdır.” demişsin Sezer kardeş. Fakat daha önceki bir yazında da şu cümle vardı:

    Şimdi herşeyi daha iyi anlıyordum. Dün gece içkiyi fazla kaçırmıştık ve en son yediğimiz ıspanaklı börekten sonra sızmıştık.

    Burada bir çelişki mi var yoksa ben mi yanlış anladım mevzuyu Sezer kardeşim ?

  • Merhaba Enes;
    Şu ana kadar yazılarıma yapılan en mükemmel yorumdu bu. Daha önce yazmış olduğum bir yazıyı anımsayıp, son yazdığım yazıdaki bir bölümü, onunla karşılaştırmış olman beni çok mutlu etti. Gösterdiğin ilgi için öncelikle çok teşekkür ederim.

    Yazdığım yazılar, yaşadığım olaylardan, eleştirdiğim durumlardan oluştuğu gibi; önemli bir kısmı da kurguladığım kısa hikayelerden oluşuyor.
    Dikkat edersen, bahsettiğin Eczane alacak paramız vardı başlıklı yazım Kurgu kategorisi altında. Yani, ne öyle bir olay yaşadım, ne yaşayan birini duydum… Tamamen kurgusal ;)

  • Öncelikle rica ederim. Beni de mutlu eden şey verdiğim alıntının bir kurgudan alınmış olması oldu :) Bu dikkatsizliğin sebebi herhalde Kurgu kategorisine ait sadece 2 yazının bulunuyor olması olmuş. Bundan sonra daha da dikkat ederim kardeşim ;)

    Dipnot: Her yazına yorum yapamasam da her yazdığın yazıyı keyifle okuyorum bunu da bildirmiş olayım Sezer.Böyle devam et bence,kaliteli blogcuların azaldığı şu dönemde senin yazılarını görmek sevindirici.

  • Şu ana kadar gördüğüm bloglarda yazılarını bu kadar güzel anlatan, betimleyen kimse görmedim. Mümkün olduğu kadar takip etmeye çalışacağım. Başarılarının devamını dilerim.

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?