Araştırma Videolarım

Koku – Beş Duyumuzdan İkisi


Doğduğunuzda kullandığınız ilk duyu ve her 50 geninizden biri bu duyuya ait. Önemli bir duyu olmalı değil mi? Burnunuzdan şöyle derin bir nefes alın. Koku duyusundan bahsediyorum. Bir yetişkin olarak 10.000 farklı kokuyu ayırt edebilirsiniz. Peki bir nesneyi kokladığımızda, kokuyu tam olarak nasıl aldığımızı biliyor musunuz? Bu nasıl gerçekleşiyor? Gelin burnumuzun nasıl çalıştığına bir göz atalım.

Koku, havadaki molekülleri burun deliklerinize çektiğinizde başlar. Burun boşluğunuzun %95’i havayı akciğerlerinize ulaşmadan filtrelemek için kullanılır. Fakat burnunuzun en gerisinde, ufak bir deri parçasının bulunduğu olfaktör epitel adı verilen bir bölge vardır. Bu bölge kokladığınız her şeyin anahtarıdır. Olfaktör epitel üzerinde olfaktör algılayıcı hücrelerden oluşan bir tabaka bulunur. Bu hücreler kokuyu alan özel nöronlardır. Bir bakıma burnunuzun tat alma organı. Koku molekülleri burnunuzun gerisine çarptığında olfaktör epiteli kaplayan mukus tabakasına yapışırlar. Koku molekülleri dağıldıkça olfaktör algılayıcı hücrelere bağlanırlar. Bu hücreler olfaktör yol boyunca beyine kadar sinyalleri ateşler ve gönderir.

theverge-lumia-1020-sensor-size-comparison

Fotoğrafçılıkla ilgilenenler bilir, fotoğraf makinelerinin sensörü ne kadar büyükse alınan fotoğrafın kalitesi ve çözünürlüğü de o kadar yüksek olur. İşte az önce bahsetmiş olduğum, canlılarda bulunan olfaktör epitel adı verilen bu deri parçası ne kadar büyük olursa da alınan kokunun miktarı, gücü o kadar yüksek oluyor. Mesela bizdeki olfaktör epitel ile köpekteki olfaktör epitel arasında 20 kat fark var. Yani köpeklerin bu kadar hassas koku almasının sebebi olfaktör epitelin büyüklüğü.

Koku duyusunun sahip olduğumuz ilk duyu olduğunu söylemiştim ve bizim bir koku hafızamız var. Koku hafızamızda yer eden ilk koku anne kokusu. Bu yüzden bebekler annelerinin kucağında sakinleşirler ve mutlu olurlar.

Peki kokunun hayati önem taşıyan tarafı nedir? Bugünü düşünmeyelim, daha eski çağlarda insanların bu teknolojiye sahip olmadığı zamanlara gidelim. O zaman insanlar yiyeceklerin sağlıklı olup olmadığını, besleyici olup olmadığını kokularından anlıyorlardı. Yani direkt olarak besinleri tatma şansları yoktu çünkü bu onlar için büyük bir riskti. Eski insanlarda koku daha önemliydi çünkü yolda buldukları herhangi bir şeyin yenilecek bir şey olup olmadığını anlayabiliyorlardı.

Bildiğiniz gibi bizim beş duyumuz var fakat bu beş duyudan bir tanesi koku olmadan anlamsız. O da tat alma duyumuz. Besinlerin tatlarını %75 ile %95 oranında, koku duyusu ile tamamlayarak alıyoruz. Koku duyusu olmasaydı eğer, bir patates ile soğanın arasındaki farkı muhtemelen anlayamayacaktık. Ya da bir kavunla bir elmanın tadı bize sadece tatlı olarak gelecekti çünkü dilimiz sadece beş tadı algılayabilir: Tatlı, tuzlu, ekşi, acı ve umami.

Ayrıca koku hafızası oldukça güçlüdür. Gördüğümüz bir nesneyi 3 hafta sonra %50 oranında unutmamıza rağmen, kokladığımız bir şeyi, aradan bir yıl geçse bile %65 gibi yüksek bir oranla hatırlayabiliyoruz.

Yapılan bir araştırmaya göre, çocukluğumuzdan koku hafızamızda kalan en güçlü kokulardan biri pastel boya kokusu. Pastel boya kokusunu duyan insanların %85’i çocukluğunu hatırladığını söylemiş.

Kadınlarınların koku alma duyusu erkeklere göre daha gelişmiştir ve güzel kokuların kadınlar üzerinde ağrı kesici etkiye sahip olduğu görülmüş.

Bahar ve yaz aylarında havadaki nemin fazla olmasından dolayı kokuları daha güzel ve yüksek bir şekilde alırız. Aynı şey spor yaptığımızda da geçerli. Spor yaptığımızda burnumuzun içinde daha fazla nem biriktiği için burnumuz daha hassas olur ve spordan sonra kokuları daha net, daha güçlü duyarız.

fingerprint_black_1600_clr_3379

Ter kokumuz da parmak izimiz gibi benzersiz. Bir araştırmacı oturup bunun üzerine bir çalışma yapmış ve insanların yediği yemeklerden, aldığı ilaçlardan, cinsiyetinden ve o anki ruh halinden terinin benzersiz bir şekilde koktuğunu, diğer insanların terlerinden çok farklı olduğunu tespit etmiş ve ilerde suç araştırmaları ve suç aydınlatmaları için insan terinin kullanılabileceği söyleniyor.

İngiltere’deki Jorvik Viking Centre isimli müzede insanlara sadece tarihten kalan kalıntıları göstermekle kalmıyorlar, bunun üzerine bir de geçmişin kokularını müzenin içine veriyorlar, ağır bir koku. Böylece insanlar bir Viking köyünün veya bir Viking tuvaletinin nasıl koktuğunu hem görerek hem koklayarak hissedebiliyorlar.

Yorvic_Viking_Centre_York

Yeni araba kokusunu herkes sever değil mi? Bunu fark eden zeki bir girişimci araba kokusunu şişelemiş ve spreylere dönüştürmüş. Bu kokuyu araba koltuğunun altına sıkıyorsunuz ve 6 hafta boyunca arabanızda yeni araba kokusu oluşuyor. Sabah yediğimiz yemeğe neden kahvaltı –kahve altı- denir? Yaptığım araştırmalar sırasında enteresan bir bilgiyle daha karşılaştım. İnsanlar uyuduklarında koku algısı tamamen kapanır ve o andan itibaren koku reseptörleriniz çalışmaz ve herhangi bir kokuyu almazsınız. İlk uyandığınızda da koku algınızın açılması biraz zaman alır fakat uyanır uyanmaz alabildiğimiz bir koku varmış. Bu koku kahve kokusu. Yalnızca kahve kokusunu uyanır uyanmaz alabiliyormuşuz. Sanırım bunun kahvaltıyla bir ilişkisi var.

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

20. Yüzyılın 88'inci Temmuzu'nda İstanbul'a ayak bastı. Pazarlarda domates - biber, düğünlerde pamuk şeker sattı. Süper liseye girip İngilizce öğrendi. Bilgisayar mühendisi olmak istedi, at antrenörü oldu. Açıköğretim İşletme mezunluğu, Medya ve İletişim öğrenciliği konusunda tecrübeli. 2008'den beri buralarda blog yazıyor ve karnı sizin vergilerinizle doyuyor. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

5 Yorum

  • Bu hafta içerisinde paylaştığınız iki yazıdada video desteği var. Bunla birlikte sanırım uzun süre videolu yazılarla karşılaşacağız. Bu sanırım yeni bir bloglama devrimine yol açıcak gibi duruyor sezer abi :)

  • Yemeklerden aldığımızın tadın koku orantılı olduğunu biliyordum fakat bu ter kokusunun parmak izi gibi benzersiz olduğunu ilk defa duydum. Dur bakalım daha neler öğreneceğiz.

  • Çok ayrıntılı ve aynı zamanda akıcı bir yazı olmuş.

    Koku alma konusunda, senin de bahseetiğin gibi, geçmişi hatırlatma gibi bir özelliği var. Geçmişte kullandığınız bir parfümü bir daha duyduğunuzda direk o ana gidiveriyorsunuz..

    İlkokulda çantamda mandalina kalmış ve bozulmuştu. Bir gün bozuk mandalina kokusunu duyunca dedim bu o koku.. Geçmişe gitmiştim farkında olmadan. Sonra anladım nedenini :)

  • Koku şuanda bilimde en çok muallakta olan konulardan bir tanesi. Kokunun yarattığı etki hayvanlar üzerinde insanlara göre çok daha fazla olsa da insanlarda da limbik sistem üzerinden sizin duygulanımlarınızı kontrol ediyor. Gerçekten araştırılması ve irdelenmesi gereken bir konu. Koku molekülleri sizin vücudunuzda değişik şeyler salgılatıyor, limbik sistem yüksek oranda koku molekülleriyle ilgileniyor.
    Güzel yazı için teşekkürler.

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?