Blogging Tanıtım

İçerik Önemlidir, Peki Ya Tasarım?


Bir blog yazarı olarak bu işle birkaç yıldır ilgileniyor olduğum için, yeni bir blog açacak olan arkadaşlar zaman zaman bana ulaşıp, -sağ olsunlar- fikirlerime değer verdiklerini söylüyor ve diğerlerinden farklı bir blog sahibi olmak için nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda kendilerine tavsiyeler vermemi istiyorlar. Genelde ilk soru şu oluyor: “Tasarıma mı önem vermeliyim yoksa içeriğe mi?” Bu soruyu şuna benzetiyorum: “Su içmeden mi yaşamalıyım, yoksa nefes almadan mı?”

Blog kelimesinin benim algımda oluşturduğu ilk unsur içeriktir. Bir blog, konusu dahilinde -veya dışında- içerik üretmek için vardır. Bugüne kadar mükemmel tasarıma sahip olup, içerik üretmekten yoksun birçok blog gördüm ve bu blogların ömrünün çok da uzun olmadığına şahit oldum. Blog her şeyden önce “üretkenlik” ister. Zamanınızı onun için harcayıp, deneyimlerinizi ona aktarmanızı ister. Eğer bu özveriyi göstermezseniz, bir mucize beklemenin çok da bir anlamı yoktur.

Tasarım, insanların önyargılarıyla savaştığınız arenanın adıdır. Yüksek ihtimalle blogunuza ilk defa giren biri -siz isterseniz bir Dostoyevski olun- yazdıklarınızdan önce sitenizin tasarımına odaklanacaktır. Tasarım konusunda risk almak yalnızca profesyonel ve tanınmış bir blog yazarı iseniz işe yarayabilir. Eğer bu işe yeni başlıyorsanız ya da blogunuz gelişme aşamasındaysa, ziyaretçilerinize göze hitap eden bir tasarım sunmak zorundasınız.

Tasarımda göze çarpan unsurlardan ilki profesyonelce hazırlanmış bir logodur. Sitenize ait bir logo varsa bu işe bir-sıfır önde başlamışsınız demektir. Font seçiminiz, göz yormayan arkaplan seçimi hatta içerikte yer alan fontun boyutu birer handikaptır.

Tüm bunlarla birlikte, aslında iyi bir blog yazarı olmak için iyi bir tasarım bilgisine ihtiyaç yoktur. Bu işi profesyonel olarak yapan insanlardan yardım alarak sitenizi oluşturmanız ve sonuçta göz alıcı bir tasarıma sahip olan blogunuzda yazımın başında belirtmiş olduğum “içeriği” üretmeniz iyi bir blog yazarı olmak için yeterlidir.

Eskiden webmaster forumlarında tasarım yarışmaları açılır, makul bir para ödülü karşılığında tasarımcılar istenilen özellikteki tasarımlarını ortaya koyar ve yarışma sahibi olan kişi onlarca harika tasarım arasından istediğini seçerdi. Ortaya o kadar güzel tasarımlar çıkardı ki yarışmayı düzenleyen kişi olsam içlerinden sadece bir tanesini seçebilecek olmama üzüleceğimi düşünürdüm. Bugün tam da bu tarzda bir site keşfettim. İçerisinde site tasarımından ambalaj tasarımına, kurumsal kimlikten logo tasarımına kadar onlarca türde kategori mevcut ve işin en güzel yanı da ödediğiniz ücret karşılığında onlarca tasarımcının sizin için hazırlamış olduğu tasarımlardan en beğendiğinizi seçebilmeniz. Sitenin adı idemama.com. Ben özellikle logo tasarımlarına hayran kaldım.

Sonuç olarak diyeceğim odur ki eğer gerçekten markalaşacak bir bloga sahip olmak istiyorsanız ilk önce üretken ve özverili olmanız daha sonra göz alıcı bir tasarıma sahip olmanız ve bunu yaparken işin ustalarından destek almanız sizin yararınıza olacaktır. İyi bloglamalar!

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

1988 İstanbul doğumlu. At Antrenörlüğü (2008), Güvenlik Bilimleri (2010), İşletme (2011), Medya ve İletişim (2015) bölümlerinden mezun. Fotoğrafçılık ve Kameramanlık 2. sınıf öğrencisi. Evli ve 1,5 yaşında Emir adında bir oğlu var. 2008 yılından beri Kelimeler Benim'de yazıyor. Drone pilotu ve Çaylak PHP geliştirici. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

13 Yorum

  • ilk kez aöf okuyorum. kafayı yiyecem. verdiler 8 kitap bunu bir dönemde yutacan. resmen saçmalık. o kadar para veriyoruz. kitap yerine görsel eğitim videoları yapsalardı alıp izlerdik. en azından paranın karşılığını almış olurduk. bilgi, bilgisayar çağında kaç bin yıl öncesinin papirusu yani odunu bir eğitim aracı olarak kullanılıyor. gelde sinirlenme…

    neyse sınava giriyorsun sınavın bitimine en az 1 saat var. bütün okul boşalıyor, bi türlü anlamadım gitti. kimseye de soramıyorum. herkes çok mu çalışkan yoksa herkes lotocu mu olmuş. geriye 15-20 kişi kalıyor. hele bide bir sınıfta sadece sen yada 2 kişi kalmışsa öğretmenler gözünün içine bakıyor. hadi kalk git aptal bitir şu sınavı bizde eve gidelim der gibi. hemen her sınav böyle oldu. sınav süresini sonuna kadar kullanıp sadece genel kültür bilgimle o sınavları geçebilecekken. sırf bu durum yüzünden derslerin yarısından kaldım.

  • AÖF öğrencisi olarak Size tavsiyem ; sınavlara hazırlanırken en zor olarak düşündüğünüz derse yüklenin, diğerleri sınava girenler bu ders zor dicekler, ona az çalışcaklar sonra bu sizi çan eğrisinden geçirecek yardımcı kitap alın günde 1 saat te ben 1 ünite bitiriyorum günü birlik çalışmadan sonra sınava son 1 hafta kala telaşlanmadan tempolu şekilde çalışarak sınavlardan geçebilirsiniz. Sınavda hesap makinesi kullanılacak dersler varsa kesin alın derim yanınızda kalsın lazım olur. Vize sınavından sonra yüksek aldım diye sevinmeyin. Finalede aynı taktile çalışın yoksa kalırsının benim başıma gelmişti. Asla sınava çok var demeyin ufak kağıtlara not çıkarın mobil telefonunuza çıkmış soruları indirin ve çözümlerine bakın bu size lazım olacaktır.

  • Ben ozlem boslurt hc okula gitmedim acikoretimde orta okul 8 nci sinifa kadar geldim ama bazi dersleri gecemiyorum neyapmamlazim soru satin alabilyormuyum bna yardimco olurmusunuz

  • mükemmel bir yazı olmuş.ulan rahatladım bee… birde yorumları okudum tek çalışmayan ben sanıyordum. ama tezlerin doğru ustat. bende genelde okulun bahçesinde 1 saat öncesi gider tüm testlerde ki cevapları ezberlerim ve güzel geçer… herkese diploma almayı nasip etsin Allahım. başarılar yoldaşlar..

  • şey acaba kaç tane dersten kalma sınırımız var mesela kaç sınavdan kalırsak yinede geçeriz ?? mesela normal lisede 3 ders ten fazla zayıfın olursa geçemiyosun ?

  • Boş şeyler yazmışsın :) Google baktığın zaman bir çok dandik site tasarımı ön planda ve ciddi sabit kullanıcılar yapmış durumda :)

  • Özellikle şu cümleyi sevdim. “Su içmeden mi yaşamalıyım, yoksa nefes almadan mı?” Çok doğru yazmışsınız. İnsan su içmeden bir müddet yaşayabilir. Yani tasarım olmadan da bir süre götürebilirsiniz. Ancak nefes almadan yaşayamayız. Yani içeriksiz site bence bir hiçtir.

  • Bu konularda en iyi kombinasyonun “kaliteli içerik” ve “sade ama estetik tasarım” olduğunu düşünüyorum. Sade ve estetik tasarıma bootstrap çok güzel bir örnek olabilir.

    Çok yerinde konulara değinmişsiniz, profesyonelce yürütülmesi gereken tasarım işi gerektiği şekilde yürütülmediğinde ya da işin uzmanı olmayan kişilerce yapılmaya çalıştığında hem iyi sonuçlar alma olasılığı ciddi ölçüde düşüyor, hem de büyük zaman kaybına sebep oluyor.

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?