İzlediklerim

Fetih 1453’ten aklımda kalanlar


Uzun zamandır merakla beklenen Fetih 1453 filmi 16 Şubat’ta gösterime girdi. Ben de yaklaşık bir haftalık gecikme ile bu filmi Marmara Forum’da sevdiceğimle beraber seyrettim. Pek tarih bilgim yoktur. Ama “1453’teki rakamları toplayınca 13 ediyor, o yüzden Avrupalılar 13’ü uğursuz rakam kabul etmişler!” gibi efsanevi bilgilerim sayesinde konuya bir hayli hakimdim.

Bizim insanımız bu tür gösterime girmesi sabırsızlıkla beklenen filmler söz konusu olduğunda sürekli bir mükemmellik beklentisi içine girdiği için, yazılı basında olsun, sosyal medyada olsun kaleme alınan eleştiriler hep filmin beklentileri karşılamadığı yönünde. Büyük beklentinin yarattığı hayal kırıklığı da büyük olur ki o arkadaşların ne beklediklerini de anlamış değilim.

Gelelim filme. Bu filmin bana verdiği en önemli mesaj bir fethin benim hayalimdeki gibi birkaç saat içinde yapılamayacağı gerçeğiydi. Maalesef öyle. Ben İstanbul’un birkaç saat içinde ya da bilemedin bir günde fethedildiğini sanıyordum. Filmi izlerken kuşatma 40. güne geldiğinde Osmanlı’nın bu işten vazgeçeceğini falan düşündüm. İki aya yakın sürmüş arkadaş, insaf ya. Bizanslılar da armut toplamış iki ay boyunca. La olum şu surları bi tamir edin, ne bileyim iki top tüfek yapın di mi? Ha yapmamışlar kötü mü olmuş dersen tabii ki kötü olmamış. Adamların aklını almışız hacı.

Film güzeldi güzel olmasına da, benim de takıldığım noktalar var elbet. Normal adamın tek yumrukla ölmesi, bizim kahramana ok saplanması ama daha da güçlenmesi, aynı adamın filmin sonunda muhtelif organlarına girip diğer taraftan çıkan beş ya da altı oka rağmen ayakta durması, ermeni top ustanın kendi isteğiyle Bizanslılar için değil de Türkler için top dökmesi falan kafa karıştırıcı.

Filmi izledikten sonra sevdiceğimle de konuştuk, bizi bu günlere getiren değerli tarih öğretmenlerimizin de kulaklarını çınlattık. İnsan kendi tarihini böyle filmlerden öğrenince bir acayip hissediyor. Öyle değil mi? Tamam eksikliğin büyük çoğunluğu bendedir. Tarih dersini sevmiyorumdur, fazla kitap okumuyor olabilirim o ayrı. Peki sevgili öğretmenlerimiz ilkokuldan üniversiteye kadar bu dersi “şu savaş şu yılda yapıldı, bu şavaşı o kazandı, haçlılar yan yattı, arnavutluk çamura battı” şeklinde anlatacaklarına, bu filmde olduğu gibi, akılda kalıcı ve ilgi çekici ayrıntılarla anlatsalar ya.

Demek istediğim o ki, sadece sınavda ne sorabilirimin değil, biraz da bu çocuklara tarihini nasıl öğretebilirimin derdine düşse ya öğretmenlerimiz, ya da düşebilse ya. Bir film çekilse devlet desteğiyle Osmanlı’nın kuruluşundan bu güne, öyküleştirerek anlatılsa tarihimiz, ne güzel olurdu. Biz de tarih kavramını “hocam beş puan fazla verirsen teşekkür geliyo” ayarında görmeyip, İstanbul’un Fethi gibi önemli olayları “1453’teki rakamları toplayınca 13 ediyormuş lan” şeklinde hatırlamasak ya …

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

1988 İstanbul doğumlu. At Antrenörlüğü (2008), Güvenlik Bilimleri (2010), İşletme (2011), Medya ve İletişim (2015) bölümlerinden mezun. Fotoğrafçılık ve Kameramanlık 2. sınıf öğrencisi. Evli ve 1,5 yaşında Emir adında bir oğlu var. 2008 yılından beri Kelimeler Benim'de yazıyor. Drone pilotu ve Çaylak PHP geliştirici. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

22 Yorum

  • Merhaba hocam. Yazını keyifle okudum. Urban usta hakkında şunu söyliyim. Osmanlıya en sadık 2 ülke Yunanistan ve Ermenistan mış. (KPSS kursunda hoca anlattı.)

  • Dostum, eline sağlık çok akıcı bir yazı kaleme almışsın. Sadece tarih dersinde değil bir çok alanda yüzeysel bilgi odaklı eğitim sistemi… Fetih’i ben halen izleyemedim ama en kısa zamanda korsanını izleyeceğim :D Şaka şaka ben de gideceğim inşallah :)

  • filmi yerden yere vuran eleştirmenler: filmi 250 milyon$ lık filmler karşılaştırdığımızda, fetih 1453 filminin kalitesi için mükemmel kelimesi az kalan bir kelime oluyor… bugune kadar çekilen türk aleminin en iyi filmi!! eleştiren yabozlar daha iyisini çeksin bizde izleyelim! sezer kardeşim sana tarihi anlamamız için çok hak verdim. adam 5 yaşındaki çocuğa türklüğü aksettirmeyi başarmış helal olsun ”sınavdan geçmek için değil bilmek için tarih”… duymuşsundur ki bizans oyunları diye adamlar kendi içleirnde dinlerini bile satma konumuna geldiler ayakta durabilmeleri için ulubatlının ölmemesinin, perde arkasında İMAN gücü olduğuna inanıyorum… saygılar :)

  • Aslında bir yanım git dese de diğer yanımda gitme bu filme diyor. İnternette yapılan eleştirileri görünce biraz soğudum açıkçası. Ama Yunanlılar bu filme çok kızmış. Bir yandan da bu gerekçe yüzünden gitmek istiyorum. Gitmelimiyim sezer hâla vaktim var çünkü ?

  • filmde bir çok hata vardı gerek senaryo olsun gerekse teknik zayıflık olsun.. Ama gene de Türk sinemasında en iyi filmlerden birisi.. Belki film için harcanan bütçe ile ço kdaha iyi bir film yapılabilirdi çok daha gerçekçi sahneler çekilebilirdi ama.. Bu haliyle de gayet başarılı bir film. Destek olmak yerine hep köstek oluyoruz biz nedense :) Sonra da Türk sineması niye gelişemiyor diyoruz..

  • Bende filmle ilgili sizin düşüncelerinize yakın bir yorumu blogumda bugün yapmıştım. Tesadüfen sizin bloga girince de benle hemen hemen aynı fikirde olduğunuzu gördüm. Sanırım film yeterli etkiyi bırakamadı seyirciler üzerinde.

  • Yorumunu çok beğendim özellikle eğitim sistemiyle ilgili olan kısımlarını bi ayrı beğendim ve bende kendi yorumumu eklemek istedim :) Nedense eğitim sistemimiz İstanbul’un alınışından ziyade kurtuluşunu en ince detaylarına kadar aktarıyor bize
    Biz Türklerin Osman Bey zamanından başlayıp zamanla dünyanın 4te 3üne sahip olduğumuzu değilde sadece zaten bizim olan ve sadece kuşatılmış ülkemizin işgal altından nasıl kurtulduğunu büyük bir icelik ve gururla beynimize kazıyorlar. Bunu aynen 4 büyüklerle maç yapan bir anadolu takımının berabere kalınca şampiyon olmuş gibi sevinmesine benzetiyorum:) Ama ne yazık ki biz bu değiliz biz bütün dünyanın gıpta ettiği Osmanlıyız!

  • Aynen Sezer abi bizler nedense hep büyük beklentiler içerisindeyiz ve bu yüzden de büyük düş kırıklıkları yaşıyoruz. Hep bilmem hollywood veya ecnebi filmleri gibi çok daha fazla görsel şölen bekliyoruz. Türkiye tarihinde ilk defa böyle iyi bir film çekilmiş birazdan iyi yönden bakalım. Tabi hatalar veya abartılmış yerler olacaktır fakat bana kalırsa çok kaliteli bir film.

  • Filmi izlemedim o yüzden konu hakkında fragmanları hariç pek bir bilgim yok ama yazı içindeki tarih dersi olayına ekleyeceklerim var.

    Tarih aslında çok keyifli bir konu. Tarihi ders değilde söyleşi şeklinde okullar da anlatılsa, şuan herkes tarihini biliyor olabilirdi. Biraz merak varsa insan da zaten tarihimiz film tadında ama bizlere öyle bir ciddiyetle ve baştan savma anlatıyorlar ki insan tarihten soğuyor.

    Savaşları ve galibiyetleri kaç yılında yapıldı şeklinde, kronolojik bilgi için değil de, o zaman ki durumu ve psikolojiyi hissettirerek anlatsalar belkide ülke bu şekilde bile olmazdı.

  • Çıktığı ilk haftanın sonunda gittim filme. Gerçekten mükemmel ve insanın duygularını harekete geçiren bir film. Lakin, Ak Şemsettin seçimi bana göre çok yanlış olmuş. Böyle bir tarihi karakteri canlandıracak kişi çok daha heybetli ve bilgili olabilirdi. Ulubatlı hasan ise, filmde çok; çok hoşuma gitti. Mükemmel bir oyunculuk olmuş.

  • Fetih filminden önce dini bir video izlemistim bu gunlerde cok onemli bir konu ile ilgili video izlersem kesinlikle onun ile ilgili bir sey daha karşıma çıkıyor. İzlediğim video da altın oranı anlatıyordu ve istanbulun fethide geçmişdi o kumandan ne büyük kumandan felan çok etkilenmiştim ve filim kesinlikle gidilmeli ! kesinlikle!!

  • 1453 filmiyle tarihi merak etmek iyi olanı yine, çünkü ne yazık ki ben “Muhteşem Yüzyil” ile tarihe merak duymaya başladım:D

    Çok hazin gerçekten bu durum:)

    Açıkcası ben de tarihten nefret eden bir öğrenciydim. Savaş tarıhlerini, antlaşları ezberleyip durmak çok canımı sıkardı. Hatta tarih derslerinde muhakkak soru bankası götürür matematik, fizik Allah ne verdiyse soru çözerdim.

    Neden böyle olsun ki?
    Filme gelince, bence gayet güzeldi..

  • Film olarak düşünüldüğünde gerek görsel açıdan gerekse prodüksüyon ve kurgu açısından gayet başarılıydı. Fakat bir tarih filmi çekilecekse bence gerçeklere daha fazla bağlı kalınmalı. İstanbul’un fethi gibi tarihi bir konuda insanları yanlış bilgilendirmek bence haksızlık olur. Bundan dolayı da görsel açıdan başarılı olmasına karşın, gerçekleri yansıtma konusunda yeterli seviyede değil diyebilirim film için.

    Ama yinede bu tarz tarihi filmlere destek olunmalı ki Recep İvedik tarzında insanlara küfür eden filmler prim kazanmasın.

  • Yurtdışında olduğum için henüz izlemedim, ama en kısa zamanda izleme imkanım doğacak inşallah..Bu yüzden yorumlarınız değerli, teşekkür ederim..

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?