Blogging Eleştiri

Daha kötü bir blog için yapmanız gereken 20 şey

0 Paylaşım
Bugüne kadar gerçek bir blogun nasıl olması ve blog yazarlarının başarıya ulaşması için nelere dikkat etmeleri konusunda birçok şey yazılıp çizildi. Blog sahibi olmakla blog yazarı olmak arasında bir fark olduğunun farkında olamayan dostlarımız tüm bu yazılanları “evet gerçekten çok doğru ama bunları yapmak zor iş” deyip görmezden geldi. Ben de kendileri için okumaktan keyif alacakları, yazdığım maddelerde kendilerini bularak “abi adam resmen beni yazmış” diyecekleri “daha kötü bir blog için yapmaları gereken 20 şeyi” maddeler halinde hazırladım.

1. Blogunuzun adı içeriğiyle kesinlikle ilgisiz olsun. Teknoloji blogu yazıyorsanız adımsoyadım.com harika olur! Kişisel blog için de androidşeyleri.com biçilmiş kaftandır.

2. Blogunuza logo ya da slogan eklemeyin. Büyük fontlarla blogunuzun adı üst tarafta görünsün yeter. “Logo eklemem lazım bi arkadaş öyle dedi” diyorsanız logonuzu kesinlikle ms paint‘te hazırlayın. Photoshop’a falan bulaşmayın. Paint en temizi.

3. Slogana hiç gerek yok. Sizin siteniz gazete mi ki sloganı olsun? Eğer illa ki bir slogan eklemek istiyorsanız “internetin en süper sitesi”, “sonsuza kadar açık kalacak tek site”, “yalnızlığım ve kayınvalidem”, “blogladıkça kaşındım” gibi çekici sloganlardan birini seçin. Takipçileriniz size bir kez daha hayran olacaktır.

4. Yazılarınızın başlıkları neredeyse görünmez olsun. Ziyaretçileriniz sayfadaki yazılar arasında yazı başlığı bulabilmek için büyüteç kullansın. Onları araştırmaya teşvik ettiğiniz için size minnettar olacaklardır.

5. Yazılarınızın içeriğinde kullandığınız standart font ya çok küçük ya da dev gibi olsun. İnsanlar ilk paragrafta okumaktan sıkılıp sayfanızı kapatsın. Böylece onlara özgür olduklarını hissettirmiş olacaksınız.

6. Farklı görünmek için anlamını bile bilmediğiniz kelimeler kullanın. Anlamını bildiğiniz kelimelerin de yazılışında hata yapın. Dahi anlamındaki de’yi bitişik yazın mesela. Soru eklerini de bitişik yazın. Herkes yerine “herkez”, her şey yerine de “herşey” yazarsanız harika olur. Bu işin nirvanası “yapabilmek” gibi kelimeleri “yapa bilmek” şeklinde ayrı yazmaktır ki her babayiğidin harcı değildir.

7. Sitenize ayda yılda bir içerik ekleyin. Öyle sık sık yazmayın. Takipçileriniz (eğer varsa) “vay be adama bak, az yazıyor öz yazıyor” diye düşünsün. Böylece ne yapmış oluyoruz? Hem az çalışıp hem prestij kazanmış oluyoruz. On numero!

8. Google yeni bir logo yayınlayınca hemen sitenize yazın! Çünkü insanların Google’ın neden logo değiştirdiğini, yeni logonun ne anlama geldiğini öğrenmek için sitenizden başka açıp bakabilecekleri ve güvenecekleri bir kaynak yok ve inanır mısınız bütün ülke bu haberi yazmanızı bekliyor!

9. Diğer bloglara girdiğinizde yazılara yorum yapmayın ama insanların sizin yazılarınıza yorum yapmasını bekleyin. Çünkü en birinci şampiyon sizsiniz. Onlar fasulye. Hatta onların yazdıklarını da okumayın ki yorum yapmanız için hiçbir sebebiniz olmasın.

10. Blogunuzda ya herkesin kullandığı temalardan birini ya da çalıntı bir temayı kullanın. Sürüden ayrılanı kurtlar kapar. Öyle değişik tasarımlara, icat çıkarmaya falan gerek yok. Hem çalıntı tema kullanıyor olsanız bile temayı çalarken bir emek sarfettiniz, unutmayın.

11. Beğendiğiniz bir blogda ne görürseniz hemen araklayın. Egonomik‘te var diye sizde de “Cüneyt Abi” animasyonu olsun mesela. Hani öyle bir şey yok ama sırf ben öyle yazdım diye siz de “Reklam & Sponsorluk” şeklinde yazın reklam sayfanızın başlığını. Ama aradaki “&” işareti falan hep aynı olsun yoksa küserim.

12. Özgün yazı yazmayın. Bu tamamen zaman kaybıdır ve kendinizi düşünmeye zorlayarak mynet çanak okey oynayarak geçireceğiniz zamanı yazı yazarak harcamış olursunuz. Artık kopyala-yapıştır diye bir teknoloji var. Onu kullanın.

13. Blogunuzu adsense reklamlarıyla doldurun. Reklamdan yazılar görünmesin. Böylece sitenize giren biri sayfayı kapatmak isterken yanlışlıkla reklamlarınıza tıklayabilir ve siz de 0,01 dolar kazanabilirsiniz. Böyle böyle zengin olunuyor. Ali Ağaoğlu falan eskiden blog yazarıydı mesela.

14. Blogunuzu açtığınızın ertesi gün sitenize hemen bir reklam alanı ekleyip üzerine “20 TL/Ay” yazın. Çünkü henüz 2 yazı yazılmış ve Google’ın bile “bunu mu demek istediniz” diye değişik sonuçlar önerdiği sitenize reklam vermek için sırada bekleyen yüzlerce insan var.

15. Adınız ve soyadınızdan oluşan blogunuza “bu blogda yazar olmak ister misiniz” diye bir ilan ekleyin. Hayrettin Zemberek isimli bir blogda yazarlık yapmak isteyen çok insan var. Adınız yeter bir kere.

16. Yüz kelimelik yazı yazıp yüz elli tane etiket girin. Ne kadar etiket o kadar bereket. Google botları boş durmasın. Hatta yazıyı boşverin. Siteyi komple etikete çevirin anasını satayım. Evet evet öyle yapın.

17. Akşama Fenerbahçe – Galatasaray maçı varsa hemen mig tv canlı izle 27.11.2012 justun tivi başlıklı bir yazı yazın. İlk harfler küçük olacak, maçın tarihini ve saatini yazacaksınız altına da şunu izle bunu izle diye doldurun işte. Maç falan izletmeyeceksiniz yanlış anlamayın. Maksat maç saati geldiğinde futbol severleri güzide blogunuzla tanıştırmak.

18. Blogunuza kesinlikle bir “hakkımda” sayfası eklemeyin. İnsanlar sizin kim olduğunuzu merak etsin. Böylece onların gözünde esrarengiz bir yazar olarak kalabilir ve belki de bir efsane olabilirsiniz. Bunu yaparken yazılarınıza gelen yorumları da cevaplamayın ki tam olsun.

19. Bir hata yapıp blogunuza “hakkımda” sayfası eklerseniz, içeriğini olmasa bile şablonunu başka bloglardan araklayın. Hazır yazılmışı varken uğraşmaya gerek yok çünkü. Mesela “hakkımda” yazınız “doğduğumda susmuşum ben” diye başlasın. Bi arkadaş öyle yazmıştı…

20. Blogunuza bir iletişim formu eklemeyin. Biri size bir şey söylemek istiyorsa biraz çaba sarf etsin. Yok öyle forma tıkla, mesajını yaz, gönder. Zaten arayan Mevla’sını da bulur, belasını da.

0 Paylaşım
Yazar Hakkında | Sezer İltekin

20. Yüzyılın 88'inci Temmuzu'nda İstanbul'a ayak bastı. Pazarlarda domates - biber, düğünlerde pamuk şeker sattı. Süper liseye girip İngilizce öğrendi. Bilgisayar mühendisi olmak istedi, at antrenörü oldu. Açıköğretim İşletme mezunluğu, Medya ve İletişim öğrenciliği konusunda tecrübeli. 2008'den beri buralarda blog yazıyor ve karnı sizin vergilerinizle doyuyor. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

57 Yorum

  • Türk insanına bir şeyi böyle anlattın mı bir daha hayatta unutmaz :D

    Çok güzel bir yazı eline sağlık :))

  • hocam kusura bakmayın ama biraz saçma olmuş, içi boş bir sürü yazı olan, goy goy olan o kadar abidik gubidik cehalet dolu yazılarla içeriği şişen blog var ki, fakat tam tersi sizin bu eleştirisel olarak yazdığınız maddelere uyan o kadar güzel bloglar var ki, bence paylaşım çok önemli bu yukarıdaki maddeler anlamsız. Hele hele isim soyisim.com insanın kartviziti iken eleştirmeniz de bir başka tezat.

  • Karşı bir yorum gelmesi beni mutlu etti. Diyorsunuz ki, yazılan olumsuz özelliklere sahip olan ve aynı zamanda kaliteli olan bir blog mevcut. O halde yalnızca 1 adet örnek vermenizi istiyorum sizden. Ayrıca isim-soyisim domaini insanın kartvizitidir fikrine ben de katılıyorum. Ama insan kartvizitinin üzerine teknoloji sitesi de kurmaz değil mi? Olsa olsa kurduğu teknoloji sitesinin adresini yazar o kartvizitin üzerine …

  • 18. maddedeki efsane ben oluyorum galiba. Birde “Ne kadar etiket o kadar bereket” iyi fikir aslında hiç düşünmemiştim :)

  • Cansın Sezer :)

    Bu arada justify tam düşündüğüm gibi olmuş paragraflar daha bir oturaklı görünüyor sanki. Genel olarak tüm yazılara uygulamayı düşünebilirsin belki.

  • 13. madde’nin son cümlesi müthiş. insanlara tavsiyelerde bulunmanın çok güzel bir yolunu seçmiş ve konu hakkındaki bilginizi mizahla bir güzel yedirmişsiniz.