EN ES FR DE TR

Doğa İçin Çal - 5
Bitlis'te Beş Minare

.


CM101MMXI Fundamentals

Öncelikle belirtmeliyim ki bu yazı az da olsa spoiler içerir. Eğer gösteriyi izlemediyseniz ve izlemeyi düşünüyorsanız bu yazıya burada son vermenizi tavsiye ederim. Sonra papaz olmayalım.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki bana göre bu ülkede mizah adına eleştirilebilecek son kişi Cem Yılmaz. Bazı parlak zekâlı arkadaşlar Cem Yılmaz'ı Yetenek Sizsiniz isimli programa yarışmacı olarak çıkan Atalay Demirci ile kıyaslama gafletinde bulunuyorlar. Halbuki, ortada kıyaslama yapılamayacak kadar büyük bir fark var. Siz  usta bir edebiyatçının bir eserini okurken aldığınız hazzın benzerini benim yazılarımı okurken de alıyor olabilirsiniz. Fakat sırf bu hoşlantıya dayanarak benim gibi sıradan birinin adını usta bir kalemin adıyla yan yana koyarsanız sadece gülünç duruma düşersiniz, misal.

Kasım ayında CM101MMXI Fundamentals'ın fragmanını izlediğimde "adam yine yapacağını yapmış" dedim ve yalnızca fragmanın üzerimde oluşturduğu hayranlıkla şovun gösterime gireceği tarihe odaklandım. Bir hafta önceden sinemayı arayıp biletlerin ne zaman satışa sunulacağını sordum, gösterime gireceği ilk gün cevabını aldım. 3 Ocak 2013 Perşembe günü  sevdiceğimi de alıp sabahın köründe sinemanın kapısına dayandım. 11:00 seansına yani ilk seansa iki bilet almamızla beraber, bu stand-up şovu, "ilk gösterim gününde ilk seansına girdiğim eser" olarak kişisel tarihime not olarak düşmüş oldum ☺

Gelelim gösteriden aklımda kalanlara. Dediğim gibi, bana göre Cem Yılmaz'ın kendi alanında kıyaslanabileceği bir rakibi yok. Ben de onu yine kendisiyle kıyaslama yoluna gideceğim. Bundan önce dijital ortamlara düşmüş bütün stand-up showlarını izlemiş biri olarak Fundamentals'i tek bir cümleyle özetlemek gerekirse, özetleriz. Ama gerekmiyor.

Cem Yılmaz, Fundamentals'da daha az zekâ gerektiren espriler, daha fazla belaltı ve her zamanki kadar argo sözcük kullanmış eski şovlara göre. Eskiden "espri yaratan" bir Cem Yılmaz varken, artık yavaş yavaş "zaten var olan esprilerden ekmek çıkaran" bir Cem Yılmaz var sanıyorum. Iphone, sosyal ağlar, aygaz ve kezban esprileri bunun en açık örnekleri. Ha diyeceksiniz ki bu esprileri Cem Yılmaz yapamaz mı, tabii ki yapabilir ama biz her yaptığı espriyle mizah dünyasında yeni bir kapı açan Cem Yılmaz'a alıştığımızdan böylesi yavan geliyor.

Türkler olarak abartılı bir şekilde düzgün İngilizce konuşma çabamız ve bunun sonucunda ortaya çıkan komik durumu çok iyi döktü kelimelere. Bu şaka yurt dışında bir mağazada pazarlık yapmaya çalışan Türk karakterin "what happens to us? we are receivers." çevirisiyle zirveye ulaştı. Mehmet Yaşin ile ilgili olan "her şeyi yiyen gurme" kısmı da gerçekten harikaydı.

Neredeyse her cümleden sonra "anladın mı" demesini yadırgamalı mıyım bilemiyorum. Belki de bu, konuları bağlamak için hız kesmemesi adına kullandığı bir araçtır. Ya da direkt olarak seyircinin kendisini o adamın muhatabı olarak hissetmesini sağlayan bir şey, bilemiyorum. Bir de "nevigasyon" demekte sürekli ısrar etmesi benim kulağımı tırmaladı açıkçası.

Sonuç olarak kesinlikle izlenmesi gereken bir gösteri bu. Evet, eski gösterilere göre azalan bazı değerler var gibi görünüyor ama bu azalış belki de bizim sürekli daha büyük bir beklenti içine girmemizden kaynaklanıyordur. Belki de bizi bugün 10 güldüren adamın yarın 20 güldürmesi gerektiğine inanıyoruzdur. Kim bilir?
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
İlk yorumu sen yap!
Yorumunuzu ekleyin:

Yorumlarınız bizim için çok önemlidir.

Lütfen, Türkçe ve düzenli yazın.
Lütfen isimsiz yorum göndermeyin.
< b >, < i >, < a > gibi bazı HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.