Bu yazıma önyargılı yaklaşmayın ve eğer zamanınız varsa lütfen tamamını okuyun. Size, neden at antrenörlüğü, nalbantlık ve atçılık işletmeciliği OKUMAMANIZ gerektiğini ve neden çevrenizde, meslek tercihinin eşiğinde olan gençleri bu bölümleri seçmemeleri konusunda uyarmanız gerektiğini anlatacağım.Öncelikle, tanımları yapalım:
At Antrenörü: Yarış atının her şeyini teorik olarak yöneten, atın performansını, doğduğu günden yarış hayatının bittiği güne kadar analiz edip, bu performansı arttırmak amacıyla atın antrenman programını hazırlayıp uygulayan, atın sağlık sorunlarını tanımlayıp gerektiğinde müdahale edip gerektiğinde veteriner hekimin uzmanlığından faydalanan, bir sporcu yetiştiriyormuş gibi atın beslenme şeklini ve besinlerini seçip gerekli diyet programını hazırlayıp uygulayan kişidir. Daha somut bir örnek vermek gerekirse, bir yarış atı futbolcuysa, at antrenörü onun teknik direktörüdür.
Nalbant: Atın ayak sağlığı, dolayısıyla yarış performansı için had safhada önemi bulunan nal çakımı, ayak bakımı, tuvalet denilen şekil verme işlemlerini bizzat yapan kişidir.
Atçılık İşletmecisi: Hipodromlarda veya büroları bulunan çok büyük haralarda, yarış işlemlerini birçok yönden (örn: finansal) takip eden masa başı elemanıdır. ( Haralarda çalıştığını şu ana kadar hiç duymadım.)
Ben bunları nerden biliyorum?
Kocaeli Üniversitesi Körfez MYO At Antrenörlüğü 2008 mezunuyum. At Antrenörlüğü bölümü, sadece ÖSS EA-1 puan türüyle öğrenci alan, ilk olarak Kocaeli ve İstanbul üniversitelerinde kurulan ve daha sonra bir kısmı özel olmak üzere birkaç Üniversitede daha açılan, Önlisans eğitimi veren, yani bizim tabirimizle iki yıllık bir bölüm. İlk kez 2002 yılında açıldı ve bu güne kadar 6 dönem mezun verdi. Bu sayı sadece Kocaeli Üniversitesi’nde 180 kişi ediyor. Buna Atçılık İşletmeciliği ve Nalbantlık bölümleri de eklenince, 2002 yılından beri verilen mezun 540 kişi. Bu sadece bir Üniversiteden çıkan mezun sayısı. Aynı tarihte açılan İstanbul Üniversitesi bölümlerini de hesaba katarsak, 1080 kişi şu anda bu iki üniversiteden mezun olmuş durumda. Gençler bu bölümleri neden yazıyor bunları maddeler halinde inceleyebiliriz.
- Aşırı abartılı ve tatmin edici reklamlar: Gençler, gerek internette, gerek yazılı basında, gerekse görsel medyada, tanıtım adı altında yapılan reklamlara tamamen inanıyor. Bu çok normal, çünkü a gazetesinde yapılan bir tanıtım b gazetesinde tamamıyla destekleniyor. X televizyonundaki bir tanıtım röportajı, y televizyonunda yayınlanan bir diğeriyle bire bir örtüşüyor. En güvenilen internet sitelerinde, at antrenörlüğü ve diğer iki bölüm, "aylık 3000 dolar maaş", "ata bak parayı kap", "at antrenörlerinin işi hazır" gibi ibarelerle insanlara tamamen yanlış bilgi veriyor. Google’a at antrenörlüğü yazıp aratın. Neyse ki ilk sonuç, benim kurduğum karşı gruba ait blog sayfası. 3. sonuçta, yani şu sitedeki alt başlık her şeyi anlatıyor:
“ÖSS’de pek çok öğrencinin görmezden geldiği “At Antrenörlüğü” bölümünden mezun olanlar, mesleğe ilgi olmadığı için hemen iş bulabiliyor. Düşük puanla girilen bu bölümden mezun olan bir öğrenci 3 bin YTL maaşla hemen işe başlıyor.”
Bir yalan ancak bu kadar güzel süslenebilirdi...
- İşsizlik ve ailevi maddi sıkıntılar: Ailesinin maddi durumu pek parlak olmayan öğrenciler, ÖSS’ye tekrar hazırlanmayı maddi ya da manevi açıdan göze alamayanlar ve kısa zamanda bir meslek sahibi olup para kazanma amacı olan gençler için, birbirini destekleyen yalan haberler birer umut kapısı oluyor. Dolayısıyla bu yöne yönelme kaçınılmaz oluyor. Nereden biliyorum? Kendimden ve 90 dönem arkadaşımdan.
- Hayvan sevgisi ve kişisel ilgi alanları: Bu kriter diğerlerine göre pastadan çok küçük bir pay alıyor. Gerçekten hayvan sevgisi için ya da bu işi sevdiği için tercih eden insan yok değil. Yalnız, kendilerinin temel beklentileri karşılanmayınca, hayatı idame ettirme ve kendi ayakları üzerinde durabilme ihtiyacı hayvan sevgisini gölgede bırakıyor. Bu alandan uzaklaşıp başka alanlara yöneliyorlar. Sadece hayvan sevgisiyle, 500 liraya kimse at pisliği temizlemez desek, daha anlaşılır bir açıklama olur. Ek geliri olmamak şartıyla.
Bu bölümden mezun olanlar hakkında kısa bilgi
Benim dönemimde mezun olan arkadaşlarımdan, şu anda Antrenör olarak çalışan biri bulunmuyor. Toplamda 90 kişiden bahsediyorum. Bir arkadaşımın atlı spor kulübünde, bir arkadaşımın da seyis olarak bir harada çalıştığını biliyorum. Diğer dönemler de aynı şekilde, sizi temin ederim.
Merak etmiyor musun?
Bizim çalışma alanımız hipodromlardır. Fakat hipodromlarda bize, üniversite çocuğu, attan anlamaz gözüyle bakılıyor. Bizzat defalarca duyduğum cümle şu: 2 senede antrenör olunmaz! Şu an antrenör olarak mezun olsanız, ve ben bu işi yapacağım diye kararlı olsanız, hipodroma gitseniz mesela, size ne olacağını söyleyeyim: Size, antrenörlük değil de, 500 lira maaşla seyislik yapabilir misin diyecekler. Eğer yaparım diyorsanız, tam size göre bir meslek. Yok hayır, bunu yapacak olsam 2 sene üniversite okumazdım diyorsanız, ya bu bölüme girmeyin, girdiyseniz de bir an önce çıkmaya bakın. Bunun aksini ispatlayabilecek biri varsa özellikle yüz yüze görüşmek istiyorum. Buraya yazsın.
Olan nasıl oluyor arkadaş?
Şöyle bir bakıyoruz. At sahipleri, jokeyler ve antrenörler hep aynı aileden. Hem de 3 kişi 5 kişi değiller. Bazen, aynı soyada sahip yaklaşık 200 kişiyi aynı hipodrom içinde çalışırken bulabilirsiniz. Bunu iddia ediyorum evet. Bu da kadrolaşmayı beraberinde getiriyor. Hayır hayır, bu kadrolaşmaktan da beter bir şey. Dayın yoksa bu sektörde yerin yok. Hatta size şöyle ironik bir olay da aktarayım: Arkadaşımın birinin öz dayısı at sahibi. Aktif olarak yarışan atları var. Dayısından iş adına bir laf almak için ağzını yokluyor. Aldığı cevap olumsuz. Düşünün, bu öyle bir sektör ki, dayın bile seni yanına kabul etmiyor. Sana güvenmiyor.
Reklamlar neden yalan söylesin?
Bunu neden yaptıkları hakkında kişisel kanaatim şu: Bölümün ölmemesi. Eğer insanlar durumun gerçekten böyle olduğunu anlarlarsa, bölüm kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya gelecek. Bu da bu işte payı olanların zararına olacak. Okulumuza televizyon geliyor röportaj yapmak için, bir arkadaşımız seçiliyor ve okulu övmesi konusunda talimat alıyor. Ve arkadaş çıkıp utanıp sıkılmadan onlarca yalan söylüyor. Argoda buna göt korkusu derler ama benim kullanmam doğru olmaz diye düşünüyorum. Yüksekokul müdürleri, çıkıp televizyonlarda temelsiz, yalan yanlış reklam yapıyor. Gazetelere demeç veriyor. İnternet sitelerine demeç veriyor. Okulda müdürden duyduğumuz sözlerin başında şu vardı: Sizinle kimse götünü bile silmez. Evet bunu okul müdürü bize söyledi. Yaklaşık 80 tane şahidim var. Yalansa, yalan desinler. Aynı adam, verdiği demeçlerde, bizden; daha okulu bitirmeden işe alınan, kapılan adam olarak bahsediyor. Ayrıca sırf bu sebepten dolayı okulun mezuniyet töreninde bana teklif edilen konuşmayı reddettim.
Sana neden inanalım?
Bana ister inanın, ister inanmayın. Bu sizin bileceğiniz iş. Açtığımız anti-antrenörlük sitesinde nadiren tepki alıyorum. Diyorlar ki, sen yalan söylüyorsun. Sen bu işi kendi çıkarın için, yeni antrenörler gelmesin diye yapıyorsun. Vesaire vesaire. Eğer gerçekten böyle düşünüyorsanız, direkt sayfayı kapatın ve bu bölümü kazanmak için gerekeni yapın. Allah yolunuzu açık etsin. İki sene sonra, burada sizi bekliyor olacağım.
Bir de bu bölüm mezunlarından itiraz edenler var. Bir ya da iki kişi galiba. Onlar bizim abarttığımızı söyleyip bizi yalancı çıkarmaya uğraşıyorlar. Fakat bilinsin ki, onlara inanıp bu bölümü tercih edenlerin, kendi üzerlerinde hakları olacak. Bunun altından kalkabileceklerini düşünenler bunu burada da devam ettirebilir. Ama lütfen isim ve telefon numaranızı bırakın. Ayrıca hangi eküride çalıştığınızı da yazın. Sonra sizi bulup teşekkür edebilsinler (!)
Neden böyle bir karşı faaliyette bulunuyorsun?
Ben bu bölümü bin bir güçlükle okudum. Kendimi geçtim, ailemin umutları boşa çıktı. Bir yıl boyunca, bölümün reklamlarda anlatıldığı gibi bir bölüm olmadığını aileme söyleyemedim. Sonra, kalan bir yılı da okuyup en azından önlisans mezunu olmak istedim. Bu yüzden, sonuna kadar bu bölümün yapılan yalan reklamlarıyla mücadele edeceğim. Eğer tercih eşiğinde bir gençsen, bunu tamamen senin için yapıyorum. Bundan emin ol. Ama bilinmesi gereken çok önemli bir şey daha var:
At Antrenörlüğü ya da bahsettiğim diğer bölümlerin diplomasıyla çalışabileceğiniz tek sektör atçılıktır. Kesinlikle alternatifi yok. Başka bir yere gidip ben at antrenörlüğü mezunuyum diye iş istediğinizde kesinlikle reddedileceksiniz. Bunu bilin. KPSS’ye girdiğinizde de hiçbir işinize yaramıyor.
Bu işte hiç mi gelecek yok? Başarılı olanlar nasıl oluyor?
Bence gelecek var. Ama sadece gelecek var, bugün yok. Bunun da şartı şu ki, bu bölümü okuyup bir diploma sahibi olmadan antrenör olunamaması gerekiyor. Ama TJK bu umudumuzu da baltalıyor ve baltalayacaktır. Adamlar, örneğin Nalbantlık kursu açtılar biz okurken. Arkadaşım 2 sene üniversite okuyup nalbant oluyor, kursa giden ilkokul mezunu adam 6 ayda aynı mesleğe ve lisansa sahip oluyor. Antrenörlükte de 2004 öncesi böyle bir uygulama mevcuttu. Neyse ki sonradan düzelttiler. Ama hala gündemde bu var. Diyeceğim o ki, şu anda mevcut olan antrenörler emekli olduktan sonra, bahsettiğim şartlar sabit kalırsa bu işte gelecek var diyebilirim.
Ayrıca; eğer derseniz ki, ben bu bölümlerden birini bitiririm, sonra beş sene - on sene asgari ücretle seyislik yaparım, bu işin çilesini çekerim, yavaş yavaş at sahibine kendimi kanıtlayıp yıllar sonra da olsa iyi paralar kazanırım, evet haklısınız. Fakat yaklaşık 10 sene halk tabiriyle amelelik yapıp, at sahibinin gözüne girememe ihtimaliniz var. Babamın parası bana 10 sene daha yeter diyorsanız buyrun, hoş geldiniz.
Artık At Antrenörlüğü bölümüne girdim. Ne yapmalıyım?
Yapılabilecek 3 şey var:
- Kaderine razı ol: Yukarıda yazdığım gibi 10 sene civarı bu işin cefasını çekip sonradan iyi para kazanma şansını dene.
- DGS’ye gir: Bu bölümün tek avantajı bence buydu, ama yaklaşık 5 sene daha okumayı göze alamadığım için (maddi yönden) bu şansımı denemedim. Üç bölümden de Veterinerlik Fakültelerine dikey geçiş yapılabiliyor. Veteriner hekimlik mesleğini size tavsiye edebilirim. Okuması çok zor yalnız, iyi araştırın.
- Yeniden sınava gir: Birçoğumuzun yaptığı gibi yeniden ÖSS’ye girip arkanıza bakmadan başka bir bölüm okuyun ve hayatınıza başka bir yön verin. Polislik sınavı, astsubaylık sınavı gibi sınavları deneyin. Buna paralel olarak okumadan çalışabileceğiniz sektörlere de yönelebilirsiniz.
Yalnız;
benim yaptığım
ve sizin yapmamanız için kendimi parçaladığım hatayı yapmayın:
Bir bölümü iyice araştırıp, mezunlarına danışmadan
o bölümü
tercih etmeyin.
tercih etmeyin.
Anti - At Antrenörlüğü Blogumuz: http://atantrenorlugu.blogspot.com
RASTGELE!

Kategori:
















Olayı çok güzel anlatmışsın. Tercih yapacak arkadaşlar umarım göz önünde bulundururlar.
İnşallah öyle olur hocam. Bu kadar büyük bir yalan daha ne kadar kalacak gençlerin akıllarında..!
Kaynak gösterilecek bir yazı yazmışsın. Tebrikler.
Yarın tabela ayağına bi tek versene sezer :)
Bence son günlerin en iyi yazılarından biri olmuş. Bunu herkese duyurmalı. Ben de at antrenörlüğü iyi diye biliyorsum. Fiyaskodan başka birşey değilmiş. Friendfeed de paylaşmalıyım bu yazıyı.
yüzde 2 imza atarsan at antrenörlüğünde iş çok kardeşim sen sadece yüzde 10 isteme
Hipodromdakiler haklı. 2yılda antrenör olunmaz. Ama nafile Antrenörlük bölümlerin açmasını en çok ısrar eden TJK dı. Çünkü Yarış sahalarda Antrenör adı altında en çok kasaplık mesleğe farklı bir ad altında ibraz eden ellerinde kronometreye düşürmeyen ve uygunsuz idman yöntemlerin sonucu atları geliştirmeyen bir süre garip adam ortada dolaşmaktadır. Sizlerin eğitiminde pratik uygulamalar yer vermediğinden ciddi alınma şansından yoksun anlamsız bir diplomaya sahip olarak tezcili işsiz sıfatıyla yollanmaktasınız. Babanız orada Antrenör değilse iş yapma ihtimaliniz yoktur.
bnce ıs ımkaganı olmayan okumamamlı ve boyle yorumlar yapmamalı
kardeşim çok güzel anlatmışsında şim di bende sanabişey söyleyeyim ben hipotrumlarda çok vakit geçirdim. ve kardeşim senin anlattığın senelerin antürönörleri, var ya aslın çoğu kasap at sakatlamadan başka bi işe yaramaz arkadaşım size iş yok.. ismini vermek istemiyorum bir antrönör koştuğun atın ismini bilmezmii ben bunuda gördüm bi antrönör bu sabah bii 800 çalışalım dermi bunu söylerken ekürünün diğer atı idmandan çıkmış durumda ve aniden çalışma kararı alıyor binek yapan at çalışmak için sahaya çağrılıyor ve 2 hafta sonra yarıış hayatı bitiyorr . ne anlarsanız anlayın kardeşim işni tam anlamı ile yapan lara bi diyecem yokk ama o sahalarda bahsettğim adamdan da çok
bnde bi bayan olarak atçılık ve antrenörlüğü bölümünü okuyorum vede çok memnunum. kocaeliden mezun arkadaşların hangisi doğru düzgün ata temas edipte mezun oluyor ki?ben hergün atların yanındayım tüm günüm atlarla geçiyor..ewet büyük rakamlar insanları cezbediyor o konuda haklısın ama sabrettikten sonra da olmayacak hiçbir şey yok..benim okuduğum okulda mezun olan arkadaşların %95 i iyi kötü biryerlerde çalışıyorlar..bence bu konuda okul seçimi çok önemli..bnm okuduğum yer küçük biryer ama eğer iş gerçekten atlarla ilgilenip bu bölümü iyi bir şekilde bitirmekse okuduğum yer bu konuda tartışmasız bana göre en iyi yer..eskişehir osmangazi üniversitesinde okuyorum bunuda ekleyim nerede okuğumu merak etmemeniz adına..
sezer seni yazından dolayı taktir ediyorum. eskişehirde okuyan bayan arkadaş da mezun olduktan bir süre sonra seni takdir edecek buna inanıyorum. mesele iş bulmak para kazanmak değil. vasıflı ve yaşam kaliteni yuarıda tutabilecek bir iş bulmak bir meslek edinmek. senin mezun olup yüzde 95 inin yaptığı iş 500 liraya bok avuçlamak. okuduğun okulun hiç bir farkı yok. bu okullar güya tjk ya eleman yetiştiriyor. sen hiç hipodromda biriyle muhattap oldun mu? hiç sanmıyorum. atlı spor klüplerinde klas insanlarla çalışırsın. ama okuduğun okulun amacı tjk. atlı spor klübü değil. neyse yaşamadan öğrenilmez.
BENDE SUAN AYNI BÖLÜMÜ OKUYORUM 2009 DA BASLADIM EGER TANIDIGINZ FELAN YOKSA HİÇBİRSEY YAPMAZSSINIZ SAYGILAR BİLGİ İÇİN <<<<<<<<<<>>>>>>>>>>>>>
Her bölümün mezunu kendi alanını bu şekilde aydınlatmış olsa tercih döneminde öğrenciler bu kadar çok sıkıntı çekmez diye düşünüyorum.
konuyla dogrudan hic alakam olmamasina ragmen, yazinizi ilgiyle okudum, yorumlar dahil. tercih yapacak genc arkadaslarin dikkate almasini tavsiye ederim. cok sevdigim iyi de para kazandigim ve gelecegi parlak prestijli bir meslegim olmasina ragmen hala acaba baska bir meslek secseydim nasil olurdu diyorum ara sira. bu yuzden bu deneyimlerinizi paylasmaniz ozellikle genc arkadaslar icin oldukca yararli. selamlar.
Yorumlarınız bizim için çok önemlidir.
Lütfen, Türkçe ve düzenli yazın.
Lütfen isimsiz yorum göndermeyin.
< b >, < i >, < a > gibi bazı HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.